Dinle
Kaydet
Türkiye Gazetesi
Kral benim!
0:00 0:00
1x
a- | +A

2025 yılında yerinde sayan BİST 100 endeksi yeni yıla büyük bir coşkuyla başladı. Hisse senetlerine olan talebin yoğunlaşmasında yatırımcı sayısının 6 milyon 600 bini aşmasının büyük payı var. Ocak ayında endeks bazında yükseliş yüzde 23, ancak hisse bazında kazançlar yüzde 50’yi aştı. 14 bin puandaki endeksin yeni hedefi 20 bine ulaşmak. Trump yönetiminin uyguladığı politikalardaki tutarsızlıklar belirsiz bir ortam meydana getirince yabancı yatırımcıların adresi Türkiye oldu. Merkez Bankasının attığı olumlu adımlar büyük güven sağladı. Faiz oranlarının düşmeye başlaması, borçlanma maliyetlerini azaltarak özellikle sanayi ve bankacılık sektörünün kârlılık beklentilerini artırıyor. Mevduat faizlerinin cazibesini yitirmesiyle yerli ve yabancı fonlar, getiri arayışıyla hisse senedi piyasasına yöneliyor.

5 yıllık risk primi CDS’ler Ocak ayında 202 puana kadar geriledi. TL varlıklara güvenin artması, enflasyondaki yavaşlama ve buna paralel faizlerdeki düşüş bankalarla holding hisselerini âdeta coşturdu. Bilanço açıklayan bankalardaki kârlar %50’lere ulaşıyor. Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings’in Türkiye’nin görünümünü pozitife çevirerek not artışı kapısını açması, borsayı bayram yerine çevirdi. Bakın Fitch bu kararını nasıl açıklıyor:

“Döviz rezervleri hem miktar hem kalite açısından güçlendi. Kamu borcu yok, azalan dış finansmana erişimde büyük başarı sağlanıyor. Dayanıklı bir bankacılık sektörüne sahip olması kredi notu artışını destekliyor. Enflasyonun düşmesiyle birlikte tutarlı politikaların sürdürülmesiyle güvenin artması bu süreçte önemli katkı sağlayacak...”

Yabancı yatırımcılar yılbaşından beri 1 milyar 380 milyon dolarlık hisse senedi, 3 milyar 940 milyon dolarlık tahvil olmak üzere toplam 5 milyar 320 milyon dolarlık alım yaptı. Ellerinde 42 milyar 370 milyar dolarlık hisse, 22 milyar 400 milyon dolarlık tahvil var. Şuraya bakar mısınız? Yabancılar Türkiye’de toplam 64 milyar 770 milyon dolarlık menkul kıymete sahip. Bu talep ülkemize ve uygulanan ekonomik programa olan güvenin eseridir. Merkez Bankasının kasasında 218,2 milyar, vatandaşın ve şirketlerin bankada toplam 232 milyar doları oldu. Ülkemizde nakit 450 milyar dolarlık döviz varlığımız var.

Bütçe açığı daralıyor, ödemeler dengesi düzeliyor, cari açık kolayca yönetilebilir düzeyde, kur riski ortadan kalktı. ABD başta gelişmiş ülkelerden, gelişmekte olan ülkelere doğru bir akım da var. Türkiye makro dengelerindeki iyileşme ile birlikte istikrarlı büyüme sürecini başarıyla sürdürüyor. Borsada işlem hacmi rekor düzeyde. Alternatif yatırım aracı olan altın ve gümüşteki sert dalgalanma borsaya olan ilgiyi daha da arttırdı... Faizlerdeki düşüşle mevduat cazibesini kaybetti. Şu anda birinci sektör banka ve holdingler... İkincisi enerji, üçüncüsü çimentolar. Teknoloji, demir çelik, iletişim hisselerinde yaşanan büyük artışlar devam edecek. Hisse senetleri piyasası 2026’nın kralı olacak. Paranın sesi kulak çınlatıyor.

Necmettin Batırel'in önceki yazıları...

ÖNE ÇIKANLAR