Altın fiyatları tarihî zirvede. Venezuela darbesi ile başlayan yükseliş trendi hızlanarak devam ediyor. Tırmanışı sadece jeopolitik gerilim mi etkiliyor? Hayır! Uzun yıllar boyunca parasını güvenli bir limanda değerlendirmek isteyen yatırımcıların ilk tercihi Amerikan hazine bonolarıydı. Son dönemde ise bu rolü altın üstlendi... Yatırımcılar artık dolara güvenmiyor, ekonomik şoklara karşı altın tutuyor. Trump’ın ABD Merkez Bankası Başkanı Powell’ın yerine faizleri sert düşürecek olan birisini göreve getirecek olması altını atağa kaldırdı Merkez bankaları, altın açısından kritik bir talep kaynağı. Dolardaki düşüşlerin rezervlerini eritmesi üzerine altın varlıklarını sürekli artırıyorlar. Çin bunların başında geliyor. Hisse senetlerinin değerlemesinde kullanılan döngüsel olarak ayarlanmış fiyat-kazanç oranı, piyasaların son 100 yılda yalnızca bir kez daha bu kadar pahalı olduğunu gösteriyor.
Borsalarda özellikle birkaç büyük teknoloji şirketinin endeksler üzerindeki belirleyici etkisi dikkat çekiyor. Söz konusu hisselerde yaşanan sert düşüşler, yatırımcıların alternatif arayışına girmesine sebep oluyor. ABD’nin en büyük yatırım bankası Goldman Sachs son raporunda altının 2026 yılında 5.400 dolara çıkacağını açıkladı. Son gelişme: ABD Başkanı Donald Trump, Davos'taki 56. Dünya Ekonomi Forumu toplantılarının ardından Washington'a dönerken "Orta Doğu’ya giden çok sayıda devasa filomuz var, hedef İran" dedi. "Tabii ki hiçbir şey olmamasını tercih ederim, ancak durumu çok yakından izliyoruz" diye konuşması altının onsunu 4.952 dolarla tarihî zirvesine taşıdı... Siz bu satırları okurken 5 bin dolar seviyeleri test edilmiş olabilir. Altındaki ralli uzun süreli oluyor. Kapalıçarşı’da 24 ayar külçenin gramı 7 bin lirayı aştı. 1,75 gram ağırlığındaki 22 ayar çeyrek altının fiyatı 11 bin 500 lira. Elinde altın olanlarla parasını altına yatıracak olanlar, nasıl karar vereceklerini bilmiyor. Şurası bir gerçek: Trump ABD Başkanı olarak kaldığı sürece dünya düzenine rahat yok!
Bu karışık hava altının en büyük destekçisi... Elinde olan satmasın. Almak isteyenler fiyattaki düzeltmeyi beklesin...
***
2026 yılının ilk Para Politikası Kurulu toplantısında Merkez Bankası 1 haftalık repo (politika) faizini 100 baz puan düşürerek %38,0 düzeyinden %37,0’ye indirdi. Bütün yatırımcıların çoğunluğu politika faizinin 150 baz puan indirileceğini tahmin ediyordu. Merkez Bankasının temkinli adım atmasına Ocak-Şubat aylarında mevsimsel ve gıda kaynaklı gerekçelerle artacak aylık enflasyona yönelik kısa vadeli bir tedbir olarak görülüyor. Faiz indirimi Borsa İstanbul’u âdeta şaha kaldırdı. Endeks 13 bine dayandı. Günlük işlem hacmi 220 milyar lirayla ayrı bir rekor kırdı. Tüketici güven endeksi, ocak ayında 83,7’ye Reel Kesim (iş dünyasının) Güven Endeksi 103,0 seviyesine yükseldi. 5 yıllık risk primi 218 düzeyinde. Trump ile Erdoğan’ın Suriye Gazze, Ukrayna ve İran konularında ortak görüşe sahip olmaları yabancı fonları çok olumlu etkiliyor...
Yabancı yatırımcı, geçen hafta 196,9 milyon dolarlık hisse senedi ve 1 milyar 97,4 milyon dolarlık tahvil aldı. Böylelikle yabancı, 16 Ocak haftasında 1,3 milyar dolarlık alım yapmış oldular. Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşları Fitch Ratings ve Moody’s’in Türk ekonomisi hakkında pozitif görüşe sahip olmaları yeni haftada piyasadaki coşkuya büyük destek sağlayacak...

