CHP’deki Başkanlık koltukları kıyma makinası gibi!.. 31 Mart yerel seçimlerinden bu yana merkezî otoritesini kaybeden CHP’den 18 belediye başkanı 93 meclis üyesi istifa etti. Ayrılanlar, gerekçe olarak arkasında toplanabilecekleri, kendi siyasetlerini geliştiren, bir liderden mahrumiyet olduğunu söylüyor.
Liderlik, yön göstermek, öncülük etmek, rehberlik yapmaktır. CHP’de ise durum farklı. Dış politikaya, ekonomiye, sosyal güvenliğe, terörle mücadeleye dair planı, projesi olmayan CHP’de bu defa içeriden parça kopmaya başladı. Son olarak “defteri dürülen” Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan oldu.
MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın, kavganın psikolojisinin, ekonomik sebeplerle verilmiş emanet oyların CHP’yi terk etmesine dayandığını belirtiyor.
Adalet Bakanı olarak atanan Akın Gürlek ve İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi'nin Meclis'teki yemin töreninde kürsüyü işgal eden CHP'li vekiller ile Gürlek ve Çiftçi'yi korumak için harekete geçen AK Partili vekiller birbirlerine girdi.
Meclis'teki kavga, Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan'ın istifasıyla başlayan sarsıntının artçısıdır. Olaylar, CHP’de itiraf edilemeyen “yönetim ve liderlik krizi”nin CHP dışına taşınarak mağduriyet üretmek gibi bir çıkmaz yol... Arka planda ise Özgür Özel’in Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan’a sosyal medyada gönderdiği küfürlü mesajlar iddiası ile başlayan kavganın parti içinde taşınamaz hâle gelmesi var.
Tepki olarak CHP üyeliğinden istifa eden Başkan Mesut Özarslan, krizi yönetemeyen Özgür Özel hakkında savcılığa suç duyurusunda bulundu.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Belediye Başkanı Mesut Özarslan ile arasında geçtiği belirtilen "küfürlü" diyaloğa dair partisinin grup toplantısında yaptığı açıklamada "Telefonla ulaşamadığım için kendisine mesaj atıyorum o mesajları, 'Anneme küfretti' diyerek sızdırıyor. Onun dışında ne söylediysem kişilik tespitine yöneliktir, aileye yönelik bir kastım yok..." diyor.
CHP’deki bu arıza çabuk geçecek gibi görünmüyor. Bugüne kadar siyaset üslubu olarak şiddeti kullanan kimse sonuçları lehine değiştiremedi. Şiddet ve argo operasyonlarının sahada karşılığı yoktur. Bir siyasi partinin seçmen desteğini kaybetmesi umduğunu bulamayan seçmenin mevcudu cezalandırmasına dayanır. Bu defa CHP’de yalnızlaşma seçmenden önce teşkilatlarda başladı.
Siyasi lider; hem başında bulunduğu siyasi parti ve örgüt hem tüm toplum kesimleri üzerinde ikna edici ve paylaşımcı bir karakterdir. Lider, iç ve dış politikalarda yeteneklerini kullanarak sahaya sürdüğü projeler ile kadroları ve seçmenle güçlü bağ kurabilendir.
Süleyman Demirel’e “siyasi hayatınızın en büyük hatası nedir?" diye sorduklarında cevabı itiraf niteliğinde “En büyük hatam bir kısım arkadaşlarımın AP’den kopmalarını engelleyememiş olmamdır. Onları bizimle beraber kalmaya razı edebilirdim. Bunun için yeterli çabayı göstermediğim için kendimi tenkit ediyorum…” olmuştu.
Parti içinde “liderlik ve yönetim” krizini aşamayan Özel ise CHP'den kopan her parçayı partide kalmaya ikna etmek yerine “sosyal medyada düello” yapıyor.
Seçmen tercihlerinin belirlenmesinde en önemli faktörlerden biri siyasi liderliktir. Bir siyasi partinin genel başkanlığı ne anlama geliyor? Sorumluluk alanının sınırları nereden nereye kadar?
Cevaplandırılması gereken, TBMM’nin arka tarafında başka, kameralar önünde başka bir yapıya dönüşen, kendi kadrolarına güven vermeyen, ikna edemeyen CHP, neyi savunuyor ve nerede duruyor?
Cumhurbaşkanı Erdoğan bir yol haritası veriyor: "Hakaret etmeden, küfretmeden, tehdit etmeden, mikrofonu yumruklamadan, önüne gelene sataşmadan da bu ülkede siyaset yapılabileceğini öğrensinler…”

