BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Virüs değil, yalanla baş etmek!..

Koronavirüs büyük çapta dünyayı teslim almış vaziyette… Ancak virüsten başka unsurlar sanki bu sonucu hazırlıyor gibi!.. Ülkelerin (Zengin-fakir fark etmiyor) hazırlıksız yakalanması ve ekonominin kırılganlığı…
 
 
Bazı devletler (ki, bunların arasında küresel güçler de var…) Koronavirüs saldırısının altında kalacak gibi görünüyor! Yayılma hızı çok yüksek, buna karşılık öldürücü etkisi daha düşük (SARS, MERS; H1N1 gibi virüsler daha ölümcül etkiye sahipti.) Koronavirüs, özellikle vaktinde ciddi tedbirleri almakta gevşeklik gösteren ülkelerde, ürkütücü boyutta yayılıyor. Bunun en çarpıcı örneği İtalya, İran ve İspanya… Fransa, İsviçre ve Almanya da dikkat çekici bir hızla salgına maruz kalmış bulunuyor. Ve Amerika… Dünyanın en büyük ekonomisi, “süper güç” ABD, bütün eyaletlerine yayılan bu salgın karşısında acil durum ilan etti. Velâkin, 330 milyonluk nüfusunun içinde; elli milyon kişinin hiçbir sağlık güvencesinin olmadığı ortamda, acil durum ve bu salgın için tahsis edilen yüksek miktardaki para ne ölçüde çare olacak acaba? Amerikan sağlık sistemi, sanılanın aksine normal zamanlarda bile yetersiz kalmaktadır. Aynı şey daha kötü ve yetersiz bir sağlık sistemine sahip olan İngiltere için de söz konusu… 67,7 milyonluk nüfusa sahip İngiltere’de, hükûmet 7,9 milyon kişinin bu yeni virüs sebebiyle hastanelik olacağını tahmin ediyor… Bu tahmini resmen ilan etmiş durumda. Almanya Şansölyesi Merkel, bilindiği üzere, ülke nüfusunun yüzde yetmişinin bu salgından etkileneceğini açıkladı.
Velhasıl Dünya Sağlık Teşkilatının, bu küresel salgının “merkez üssü” ilan ettiği Avrupa, sosyal ve ekonomik ve elbette politik olarak çok zorlu bir sınavla karşı karşıya. Amerika da bundan beri değil şüphesiz… Eskiden daha çok, AB ve ABD tarafından Afrika ülkelerine sınırlamalar getirilirdi. Bu kez tam tersine, Afrika’dan anlı şanlı ülkelere sınırlama getiriliyor! Evet, çok enteresan bir dönemden geçiyoruz hakikaten. En önce bu zorlu fırtınaya yakalanan Çin, çok katı tedbirler alarak ve pek de hızlı hareket ederek; şimdilik müthiş afet karşısında, durumu nispeten kontrol altına almış gibi görünüyor. Ama hâlâ binlerce virüs kapmış hasta tedavi altında. Ayrıca üç aydan fazla bir müddetle ekonomi motorlarının neredeyse tamamen durmasının sonuçlarını nasıl telafi edecek? Edebilecek mi? Bu soruları, daha şeddeli biçimde, Avrupa ülkeleri için sormak lazım tabii… Bir de kendi durumumuza dikkat kesilmemiz gerekiyor elbet. Şimdiye kadar sağlık süreciyle ilgili konular, başarılı şekilde yönetildi. Bundan sonrası için de toplum olarak hepimize düşen görevler var. Öncelikle karantina ve diğer sağlık tedbirlerine sıkı sıkıya riayet etmek… Açıkçası, vaziyetin cuma ve vakit namazlarının cemaatle kılınmasına ara verdirecek kadar, tehlike arz ettiği dönemden geçiyoruz. Gerisini düşünün artık. Bu tedbirler mücbir sebepten kaynaklanıyor. Şu hâlde bizim de bunlara sıkı sıkıya uymamız şart. Kendi sağlığımız için ve hiç şüphesiz başkalarını da riske sokmamak için!..
Bazı vatandaşların panikle, hastanelerden veya karantinadan kaçma teşebbüsleri tirajikomik bir durum. Fakat ondan da daha vahimi, kimi vatandaşların yapılan uyarılara kulak asmayıp, hiçbir şey yokmuşçasına sorumsuz hareket etmeleri… Bunlarla uğraşmak daha zor mesele! Bir de yalancılar güruhunun hinlikleri var ki, sormayın. En aşağılık şekilde dolaşıma sokulan dedikodu ve üfürmelerle, sahte sözüm ona gizli belgelerle ve daha kahpe pek çok yöntemle, halkı korku ve endişeye sevk ediyorlar. Neymiş efendim, falan şehirde koronadan şu kadar ölüm varmış da, bunlar gizleniyormuş da. Filan hastane tamamen karantina altına alınmış da… Çok eski ve ilgisiz fotoğrafları yeniymiş gibi sunarak, âdeta Çin’de olup bitenlerin memleketimizde de cereyan ettiği havasını yaymaya çalışıyorlar. Boş market raflarının fotoğrafını çekip sosyal medyaya pompalayanlar çok adice ve sinsice, vatandaşları panik ve heyecana sürüklemek istiyor. Bu hainlere zinhar prim vermemeliyiz. Bu sebeple, yalnızca resmî açıklamalara kulak vermeliyiz. Ancak böylelikle bu adi yalancıları kendi alçaklıklarıyla baş başa bırakabiliriz. Yalanlarında boğulsunlar!..
Diğer taraftan da, ‘Koronavirüs taraması yapıyoruz’ diyerek, vatandaşları kandırıp evlerinden hırsızlık yapan çeteler harekete geçmiş bulunuyor… Heyhat alçaklığın bini bir para! Her zamankinden daha çok uyanık ve şuurlu olmamız gerekiyor. Bu konuda emniyet makamlarının uyarılarını dikkatle izleyelim. Unutmayalım, virüsleri yenmek; hainleri, kanı ve sütü bozukları, yalancıları, talancıları, velhasıl aşağılık mahlûkları alt etmekten çok çok daha kolaydır.
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
612719 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/ismail-kapan/612719.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT