Dinle
Kaydet
Türkiye Gazetesi
Trump şimdilik direkten döndü!..
0:00 0:00
1x
a- | +A

İran tarafından düşürülen Amerikan uçağının pilotları şayet İran’ın eline geçmiş olsaydı, bugün Trump Yönetimi bambaşka bir durumla karşı karşıya kalmıştı… Bu demek değildir ki, Trump ve ekibi aynı hâle düşmeyecek!..

Yarın (çarşamba sabahı) neler olabilir? ABD ve İsrail-İran savaşı nasıl bir sürece girer? ABD Başkanı Trump’ın ha bire İran için uzattığı mühlet yarın sabah sona eriyor... Giderek ağzı daha fazla bozulan ve tehditlerinin dozunu ölçüsüz biçimde arttıran "Sarı Kovboy", şayet taraflar arasında bir anlaşma olmazsa neler yapmaya kalkışacak? Bu tehditler karşısında geri adım atmayıp ateşkes çağrısını reddeden İran hangi hesapları yapıyor? Şüphesiz son 47 yıldan beri sürekli olarak, ABD ile sürtüşme içinde olan İran, düşmanını çok yakından tanıyor olsa gerek… Her zaman tehditkâr ve buyurgan bir üslupla, İran’ı sindirmeye ve kendi şartlarını dayatmaya çalışan bugüne kadarki Amerikan Yönetimleri; her şeye rağmen, Trump ve ekibine nazaran daha ölçülü idi. Uluslararası hukuku asgari de olsa dikkate alıyorlardı. Velakin, Trump ve askerlik kariyeri ‘Binbaşı rütbesi’ seviyesinde olan Savaş Bakanı Pete Hegseth çok farklı. ABD Ordusu bu yüzden oldukça sıkıntılı… Trump ve Hegseth, kendi görüşlerine aykırı duran önemli askerî şahısları derhâl emekliye sevk ediyor. Son olarak Kara Kuvvetleri Komutanı ve birkaç tane daha general emekliye sevk edildi. Hâlihazırdaki Genelkurmay Başkanı Dan Cain de daha önce emekli olmuşken rütbesi orgeneralliğe yükseltilip bu göreve getirilen bir kişi… Uzmanların yorumlarına göre, savaşın seyri pekâlâ savaş bakanı Hegseth ve genelkurmay başkanını her an koltuğundan edebilir. Şayet İran’ın düşürdüğü ABD uçağının iki pilotu (Pilot ve silah sistemini kullanan personel) İran’ın eline geçmiş olsaydı, Bugün Trump Yönetimi çok ama çok zor bir vaziyet içinde olurdu. Anlayacağınız Trump tek kelime ile direkten döndü…

Donald Trump böbürlenerek diyor ya; “Kurtarma operasyonunda tek bir asker dahi kaybetmedik. Bu, İran semalarındaki ezici üstünlüğümüzün sonucudur…” Aslında bu kadar değil. Gelen bilgilere göre, ABD Özel Kuvvetleri arama kurtarma operasyonunda bir hayli bocaladı! Öyle ki, ABD kendi uçaklarını yerde imha etmek zorunda kaldı. Buna benzer bir durumu ABD tam kırk altı sene önce (Nisan 1980) yaşamıştı. O zaman yerde bıraktığı uçak ve helikopter enkazını bombalayıp imha etmeye bile vakit bulamamıştı. Dönemin ABD Başkanı Jimmy Carter, bir seneyi aşkın zamandır İran elinde rehin bulunan, 52 diplomatik personelini kurtarmak için son çare olarak askerî operasyona karar vermişti… Fakat işler ters gitmiş, teknik arızalar ve kum fırtınası sebebiyle helikopterlerin bir kısmı devre dışı kalmıştı. Bunun üzerine operasyon iptal edilmiş ve geri çekilme sırasında bir helikopter ile yakıt uçağı çarpışmış, sekiz ABD askeri hayatını kaybetmişti. O dönem teknoloji bugünkü kadar yaygın değildi. İran topraklarındaki Amerikan operasyonunu Sovyetler Birliği haber vermişti… İran kuvvetleri verilen koordinatlar sayesinde o bölgeye giderek ABD’nin bıraktığı enkazı bombalamıştı. Ve bu hadise Amerikan imajına büyük zarar vermişti. Başkan Jimmy Carter, 1980’deki seçimleri kaybedip ikinci dönem için seçilememişti. Onun yerine Ronald Reagan koltuğa oturmuştu. Carter Yönetimi, ne pahasına olursa olsun, görevi sona ermeden rehineleri eve getirmek için İran ile anlaşmaya varıp, bazı tavizler (ambargoların gevşetilmesi vs.) karşılığında 400 gün boyunca rehin tutulan elçilik personelini nihayet evlerine getirtebilmişti…

Yukarıda işaret ettiğimiz üzere, şayet İran elini çabuk tutup; düşürülen uçağın pilotlarına ABD kuvvetlerinden önce ulaşmış olabilseydi, bugün başka şeyleri konuşuyor olurduk. Trump ve ekibi bu seferlik büyük bir badireyi ucuz atlattı ve bununla şişiniyor. Lakin bu demek değildir ki, önümüzdeki günlerde benzer bir duruma düşmeyecek.

Tam otuz yedi gündür sürekli olarak “İran’ı bitirdik…” diye açıklama üstüne açıklama yapan Trump’ın, giderek daha saygısız ve çirkin üslupla tehditlerini sürdürmesi onun zor durumda olduğunu ortaya koyuyor. Öyle ki, İsrail’in peşinden sürüklenerek İran’la giriştiği bu savaşta, işler daha da tersine gelişirse, Trump yalnız kasım ayındaki seçimleri kaybetmekle kalmaz, başkanlıktan azledilme süreciyle dahi yüz yüze gelebilir… İktidar koltuğunun altından kaydığını hissetmek Trump’ı bambaşka bir ruh hâli içine sürükler ki, bugünkü günlerini mumla arayabilir. Hâlihazırda bu denli kaba ve seviyesiz bir üslup sergileyen Trump, yarınlar için daha vahim bir hâlin işaretlerini veriyor. Bu durum Amerikan kamuoyunu çok ciddi biçimde endişeye sevk ediyor… Başlangıçta kendisini barış yanlısı bir başkan olarak takdim etmeye kalkışan Trump, çok geçmeden gerçek yüzünü gösterdi. Savunma bütçesini geçen yıla göre yüzde kırk oranında arttırıp bir buçuk trilyon dolara çıkaran Trump Yönetimi, yalnızca İran savaşı için ekstra 200 milyar dolar talep ediyor… Bakalım Kongre’nin bu talebe karşı tavrı ne olacak?..

Her hâlükârda ABD’yi zor günler bekliyor. Zira bugüne kadarki aşınmalarla hegemonik gücü önemli ölçüde kaybolan Amerika, son İran savaşıyla büsbütün bir bataklığa saplanmış durumda. Yeni bir dünya düzeni şekillenirken, ABD eski gücünü çok arar hâle gelecek gibi görünüyor. Bunun müsebbiplerinden biri de hiç şüphesiz Donald Trump’tır. Şimdilerde iki pilotunu kurtarmakla teselli bulan Trump, yarın böyle bir fırsatı da bulamayabilir. Kovboy zorda!..

İsmail Kapan'ın önceki yazıları...