BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Koronavirüs yasssah hemşehrim!..

Dünyayı kasıp kavuran koronavirüs salgınına karşı, tıp âlemi ve devletler bütün imkânlarıyla canhıraş bir mücadele sürdürürken, bazı ülkeler de kendilerine has ataerkil tedbirlerle kesin çözüm bulmuş durumda…
 
Ne Amerika ne Çin ne Almanya ne de ötekileri… Koronavirüse karşı en kestirme çözümü bulup geliştiren devlet Türkmenistan. Daha doğrusu bu ülkenin Devlet Başkanı Gurbanguli Berdimuhammedov. Nasıl oluyor diye soracak olursanız, cevap gayet kısa: Koronavirüs yassah hemşehrim!.. Anlamakta zorluk çektiğinizi görür gibiyim, ama cevap da gayet açık ve net… Bu memlekette koronavirüs ifadesini kullanmak ve dahi tedbir için maske takıp çarşıda pazarda dolaşmak, başkanın emri ile yasak. Evet, yanlış duymadınız, yasak yani! Ayrıca bu yasakları çiğneyenler de, hatırı sayılır cezalara çarptırılabilir. Türkmenistan bilindiği üzere, İsviçre benzeri “tarafsız devlet” statüsü ile dünyada farklı bir konuma sahip. Bunu da bilvesile açıklamış olalım… Koronavirüse karşı bu kadar kati olmasa bile, benzer şekilde tedbir geliştiren başka devlet başkanları da var. Mesela Brezilya Başkanı Bolsonaro… Bu despotik devlet başkanına göre, koronavirüs öyle büyütülecek bir mesele değil. Aksi yönde hareket edenler işi abartıyorlar. 210 milyonu aşkın nüfusa sahip Brezilya’da resmî rakamlara göre, beş bin 812 kişi hastalığa yakalanmış, 202 kişi de hayatını kaybetmiş. Diğer taraftan, devlet başkanının kendisi pek taraftar olmasa da, bir zamanlar Latin Amerika’nın en büyük spor alanı olan 240 bin kişilik Maracana Stadı (sonraları küçültülerek 80 bin kişiye düşürüldü…) 400 yataklı geçici hastaneye dönüştürülüyor. Bolsonrao’nun kafa yapısı olarak en fazla uyuştuğu ve aralarında su sızmayan Donald Trump da bildiğiniz gibi, başlangıçta bahse konu virüs salgınını çok hafife alıyordu. Hatta bir an evvel bu bahsi kapatıp normal düzene geçmek için acele ediyordu. Şimdi ise ‘100 – 200 bin ölümle virüsü durdurabilirsek iyi iş çıkarmış olacağız’ diyor!..
Evet, her yiğidin bir yoğurt yiyişi olduğu gibi, her devletin de kendine göre bir virüsle mücadele metodu var… Mesela Hindistan’ın bu konudaki nevi şahsına münhasır mücadele yöntemi, Almanya’ya hiç benzemiyor!.. Almanya’da sosyal mesafeye riayet etmeyene, anında 250 avro ceza kesiliyor. Alman disiplininin şakası yok. Bunu şakır şakır uyguluyor. Bu yüzden vaka sayısına göre ölüm oranı en düşük ülke… Hindistan’da para pul işleri fazlasıyla sıkıntılı olduğundan, sokağa çıkma yasağına uymayanlara karşı polislerin uzun sopaları devreye giriyor. Ayrıca bu ülkenin şimdilerdeki sosyal mesafesi de, sair memleketlerde normal zamanlarda yaşanan aşırı yığılmaya denk düşüyor! Hint diyarındaki seyreltilmeyi(!), gelen renkli görüntülerden çok çarpıcı şekilde görebiliyoruz. Virüs kayıpları konusunda öyle fazla bir telaş da yok… Zülfü Livaneli’nin “Her şart altında düzeni tıkır tıkır işlediği için” övgüler dizdiği Küba’da durum tam olarak nasıldır bilmiyoruz, ama Kuzey Kore’de Kim Jong Un’ın halkı arasına öyle maske filan da takmadan karışması, moral motivasyon bakımından epeyce etkileyici olsa gerek. Öyle böyle değil, virüsün ilk çıkış yeri olan Çin’de; Kim’in ağababası Şi Cinping bile çıktığı teftiş ziyaretlerinde maske takmayı ihmal etmiyor. Lakin Trump’ın “Roket adam” lakabını taktığı Kim, bu konuda yükseklerden uçuyor. Şakası yok, Rusya lideri Putin’e Covid-19 için hazırlanan hastaneyi gezdiren doktorun da, test sonucu pozitif çıkmış. Bolsonaro, Trump ve Merkel test sonuçlarında direkten döndüler. Ama Boris Johnson o kadar şanslı değildi. Kremlin liderinde de benzer bir durum ortaya çıksaydı şayet, yankıları çok büyük olurdu…
                         
                                        VİRÜS SAPIKLARI!..
Her devrin sapıkları farklı oluyor… Cep telefonları bu kadar yaygın değilken, ev ve iş yerlerinde; sabit telefonlar biricik haberleşme vasıtası iken, dönemin telefon sapıklarının davranış biçimi de hayli farklı idi. O vakitler arayan numarayı hemen tespit etmek de mümkün olmadığı için, sapıkların zulmüne maruz kalan insanlar; savcılık, mahkeme filan derken büyük sıkıntı çekiyorlardı. Şimdiki sapıklar ise daha başka yollardan insanları rahatsız ediyor. Mesela bazı iki ayaklı yaratıklar, 112 hattından arayarak ve ilgisiz yerleri adres göstererek, virüs ihbarında bulunuyorlar. Sağlık ekibi bunca işi arasında asılsız ihbar adresine intikal edince de, görüntü çekip sosyal medyaya koyuyor ve “Koronavirüs alarmı” diye tezvirat yapıyorlar. Şimdi böyle adi sapıklara ne tür ceza verilmeli acaba? Öyle ibretlik cezalar kesilmeli ki, hem kendilerine hayat boyu ders hem de başkaları için ibret olsun…
 
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
612965 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/ismail-kapan/612965.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT