BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Korona ve hasta ruhlar…

 
 
Salgın bütün dehşeti ile sürerken, dünyanın çeşitli ülkelerinde virüs vakası dışında, farklı sebeplerle ve çok değişik biçimde ruhi hastalık yansımaları oluyor. Tedavisi çok zor veya hiç olmayan hastalıklar!..
 
 
Fransa’da önemli görevlerde bulunan iki doktor… Biri Prof. Jean Paul Mira, diğeri Dr. Camille Locht. Sonuncusu Fransa Ulusal Sağlık Araştırma Enstitüsü Genel Direktörü, öbürü de önemli bir hastanenin başhekimi imiş... Bunlar, koronavirüse karşı geliştirilmek istenen aşı veya ilacın, öncelikle Afrika’da denenmesinin planlandığını açıklıyor iyi mi? Bu alanda yeni bir çalışma başlatacaklarmış ve en önde gelen risk grubu olduğu için de, hayat kadınlarından işe başlamayı öngörüyorlarmış… Daha önce AIDS hastalığına karşı da, aynı yöntemi kullanmışlar zaten. Kuzeyden başlayarak Orta Afrika’ya kadar kıtanın çok büyük bir kısmı, hâlâ Fransa’nın tasallutu altındadır. Buradaki ülkelerin bilhassa yer altı kaynakları başta olmak üzere, zenginliklerini sömürmeye devam ediyor. Bölge ülkeleri Fransa’ya karşı güç birliği yaparak bu tasalluttan kurtulmaya çalışıyor. Ancak yüzyıllardır devam eden sömürü düzeninin derin köklerini söküp atmak hiç de kolay bir şey değil… Nitekim Afrikalı siyaset ve devlet adamları, Fransa Başkanı Macron’un kendileriyle konuşurken; sanki başka bir ülkenin temsilcisi değil de, valileriyle konuşuyormuş gibi bir tavır içinde olduğunu belirterek tepki gösteriyorlar. Burkina Faso’da; Afrikalıları insan kaçakçılığı yapmakla suçlayan Macron, muhatabı tarafından; kıtada bulunan Fransız askerlerinin ne yaptığı sorulunca, “Onları alkışlamalısınız” diye pişkince cevap vermişti. Burkina Faso lideri protesto edip salonu terk edince de, utanmadan şöyle alay etmişti: “Klimayı tamir edecek herhâlde…”
Evet, hastalıklı zihniyet bu! Ve bu zihniyetin korkunç yansımalarından biri de, Fransa ve diğer sömürgeci devletlerin, öteden beri Afrika halkına karşı yaptıkları insanlık dışı baskı ve zulümler. Bu zulümlerin içinde onlara çeşitli hastalıkları yaymak olduğu gibi, yine bu hastalıklara karşı ilaç denemelerinde, zavallı Afrikalıları kobay olarak kullanmak da sıradan bir vaka… Fransız doktorların bu son çıkışı, belki bir müddet için tepkiler görür, ama ne yazık ki sonucun değişmesini beklemek fazla iyimserlik olur. Onlar saplantı olarak yine bildiğini okumaya ve yapmaya devam edecek çünkü! Mecburiyet karşısında sureta bir eşitlik bahşeder gibi görünürler. Ancak onların nazarında, siyah derili insanlar daima ikinci sınıftır. Ve onlar, hak hukuk değil, kendi menfaatlerini her zaman önde tutarlar. Sadece siyahilere de değil, kendilerinden saydıkları beyazlara karşı dahi öyledirler… Bunun son örneği de, Fransa’nın İspanya ve İtalya’ya gidecek maskelere el koymasıdır. Maskeleri gönderen İsveç Firması Mölnlycke, Fransa üzerinden göndermek istediği maskelere, bu ülkenin korsan bir biçimde el koyduğunu açıkladı. Şöyle ki, önce sağlık malzemelerinin ihracına yasak getirip daha sonra kendisine ait olmayan maskelere el koymuş… Eh şaşırtıcı bir tarafı yok. Vaka tıbbi malzeme korsanlığında, Fransa tek başına da değil. Gelen bilgilere göre, bu işi ilk önce, ülkesinden geçen tırlara el koyarak Çekya başlattı. Daha sonra da İtalya, Libya ve Yunanistan’a giden sağlık malzemelerini taşıyan gemi kendi karasularına girer girmez el koydu… Libya ulusal mutabakat hükûmeti, bu olayı düpedüz korsanlık olarak ilan etti. Ama kaç para!.. İtalya aynı zamanda Yunanistan’a gidecek iki bin adet solunum cihazına da el koymuştu.
Salgınla baş edemeyen Avrupa’da, bu tür medeni(!) korsanlıklar fena hâlde yayılıyor. Zira Huffingen Post gazetesi, Almanya’nın dahi Çin’den ithal edilen ve İtalya’ya gönderilmek istenen koruyucu tıp malzemelerine el koyduğunu haberleştirdi. Çok enteresan hadiseler cereyan ediyor… Konu Avrupa ile de sınırlı değil. Almanya’nın sipariş ettiği altı milyon maske de, Kenya’da havaalanında esrarengiz şekilde kaybolmuş. Neyse ki, Almanya henüz parasını ödemediği için bu konuda zarara uğramamış. Rivayet odur ki, Fransa’nın Çin’e sipariş verdiği koruyucu tıp malzemeleri, Şanghay Havaalanı'nda iken, bir grup ABD’li, üç misli fiyat ödeyerek bunları Amerika’ya yönlendirmiş… Olay resmî olarak ABD tarafından yalanlanmış, ancak böyle bir alışverişin gerçekleştiği de ısrarla iddia ediliyor. Şu sıralarda bütün ülkelerin ihtiyaç duyduğu maske, eldiven vb. koruyucu malzemeler altın gibi… Fransa tarafından mallarına el konulan İsveç firması, bundan sonra İtalya’ya Fransa üzerinden değil de, Belçika üzerinden transfer yapacakmış... Avrupa’da ahval ve vaziyet özetle bu şekilde... Bakalım daha neler görülecek!.. 
 
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
612994 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/ismail-kapan/612994.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT