BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

“Hama Kasabı” Rıfat Esad Suriye’ye döndü!..

1982 yılında Hama’da çıkan isyanı bastırmak için, 60 bin kişiyi top ateşiyle katleden; insanlığa karşı suçlardan, uyuşturucu ticareti ve kara para aklamaya kadar, her türlü cürmün faili 84 yaşındaki insan kasabı!..

 

Esad ailesi içinde yeni bir iktidar mücadelesi başlayabilir… Beşar Esad, Fransa’da hapse girmemesi için, sürgünde yaşayan amcasının ülkeye dönmesine izin verdi. Ama bu izni verdiği için pekâlâ pişman olabilir. Zira amca Rıfat Esad 1984 yılında, Beşar’ın babası Hafız Esad’a karşı darbe teşebbüsünde bulunmuş ve bu yüzden sürgüne gönderilmişti. 38 senedir Paris, Londra ve İspanya’nın Marbella adasında, ultra lüks bir hayat yaşayan Rıfat Esad hakkında; yaklaşık on gün önce, Fransa Yüksek Mahkemesi, kara para aklamak ve kamuya ait fonları yasa dışı biçimde kullanmaktan dolayı verilen 4 yıllık hapis cezasını onaylamıştı. Fransa daha önce de, Rıfat Esad’ın doksan küsur milyon Avroluk servetini dondurma kararı vermişti… Hâlihazırda aynı suçlardan İspanya’da da devam eden bir hukuki kovuşturma söz konusu. İnsan kasabı Rıfat Esad diğer taraftan da, insanlığa karşı suç işlemekten dolayı İsviçre’de yargılanıyor... 1980’li yıllarda ismi büyük uyuşturucu kaçakçılığına da karışan Rıfat Esad, her nedense bugüne kadar dokunulmaz olarak hayatını sürdürebildi. Sekiz oğlu, iki karısı ve şahsına bağlı suç çetesi elemanlarıyla, Rıfat Esad’ın ülkeye dönmesi, yeni gelişmelere kapı aralayabilir. Daha doğrusu Esad ailesi içinde yeni bir iktidar mücadelesi başlayabilir. Çünkü Rıfat’ın oğulları, iktidar olma hakkının kendilerine ait olduğunu iddia ediyor!..

1958 yılında teğmen rütbesiyle Suriye Ordusuna katılan ve ağabeyi Hafız Esad’ın gölgesinde Tümgeneralliğe kadar yükselen Rıfat Esad, zalimlikte onunla yarışan tam bir suç makinesi… En büyük cürmü de, 1984 yılında; Müslüman Kardeşler Teşkilatının Hama şehrinde çıkardıkları isyanı bastırmak için, dönemin iç güvenlik güçleri komutanı olarak şehri top ve füze ateşine tutup taş taş üstünde bırakmaması ve en az altmış bin kişinin ölümüne yol açması!.. Bu olaydan sonra, Hama’dan kaçan Suriyeli sayısı da, zaman içinde 800 bin kişiyi buldu. (Arap Baharı'yla birlikte başlayan yıkım hariç…) Hama Kasabı diye anılan Rıfat Esad, Hama Faciasından iki yıl önce de Tadmor hapishanesi katliamıyla “Tadmor Kasabı” olarak, zalimlikte ne kadar ileri olduğunu göstermişti. Hafız Esad’a karşı yapılan başarısız bir suikasttan sonra, sanıkların tutulduğu bu hapishaneye gece vakti, helikopterle kırk kişilik katil sürüsünü indiren Rıfat, burada iki bin kişiyi katletmişti. Bu lanetli Esad ailesinin, yeryüzündeki en zalim ve acımasız mahlûklar olduğundan şüphe yok! Gelgelelim bunların işlediği insanlık suçları karşısında, şimdiye kadar hesaba çekilmeleri mümkün olmadı. Yarınlarda olur mu, bilemeyiz. Lakin “Mahkemeyi Kübrada”, hakiki hesaplaşmanın olacağından şüphemiz yoktur. Bakalım şimdi, Hafız Esad’ın ayağını kaydıramayan Amca Rıfat, yeğenine karşı nasıl bir tavır takınacak? Beşar onu hapisten kurtardığına pişman olacak mı?

1984 yılında, kendisine bağlı 50 bin küsur kişilik kuvvetle Başşehir Şam’ın etrafını tank ve zırhlı araçlarla saran, Suriye askerlerinin silahlarına el koyup onları tutuklamaya başlayan, polis istasyonlarına ve istihbarat binalarına baskın yapıp kontrol altına almaya başlayan Rıfat Esad, istediği iktidarı ele geçiremedi. Ağabeyi Hafız, o zaman henüz hayatta olan büyük oğlu Basil ile Rıfat’ın Mezze’deki evine gitti ve orada yapılan çetin bir pazarlıktan sonra anlaştılar. Suriye devlet hazinesinden kendisine dört milyon dolar ve yüklü miktarda altın verilerek yurt dışına gönderildi. Bu arada resmî olarak Cumhurbaşkanlığı Yardımcısı sıfatını da aldı. Ama sürgünde yaşamasına rağmen, 1998 yılına kadar bu sıfatı da taşıdı… Bütün bu garabetler Suriye’nin nasıl bir “devlet!” olduğunu ortaya koyuyor. 38 sene boyunca, yalnız 1992’de annelerinin ölümü üzerine, cenazeye katılmak için ülkeye giriş yapmasına müsaade edildi! Fakat dışarıda iken de, Suriye içinde çeşitli yollardan faaliyetlerini sürdürebildi. 1984’teki darbe teşebbüsü sırasında, Hafız Esad’a sadık kalan; 3. Zırhlı Tümen Komutanı General Şefik Fayat, Cumhuriyet Muhafızları Komutanı Adnan Mahluf, Hava Kuvvetleri ve Genel İstihbarat Başkanları M. Houli ile Ali Duba ve Özel Kuvvetler Komutanı General Ali Haydar gibi isimler, darbenin hayata geçmesini engellediler. Bunların çoğu artık hayatta değil...

Özetlersek, zalimlikte Hafız Esad ve oğlu Beşar Esad’la yarışan insan kasabı Rıfat Esad’ın Suriye’ye dönüşü, rejim için hiç de olumlu bir gelişme değil. Bakalım kim kimin kuyusunu nasıl kazacak?..

  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
621057 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/ismail-kapan/621057.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT