BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Altılı Masa’nın uzun toplantısı...

“ALTILI MASA”, altı partinin ortak platformu için kalıcı tanımlama hâlini aldı. Bu şekilde anılmaktan ne kadar memnunlar acaba? Dördüncü toplantıları tam yedi saat 15 dakika sürmüş. Peki, sonuç?..

 

Gelecek Partisinin ev sahipliğinde dördüncü defa bir araya gelen Altılı Masa’nın, gecenin saat 02.20’sinde biten toplantısının sonuç bildirisinde genel ifadelerin ötesinde, dikkat çekici yeni bir detay bulunmuyor. Bu meseleler komisyonların çalışmalarına havale edilmiş. Oysa muhalefet kesiminin bu zirvelerden daha çarpıcı şeyler beklediği yolunda genel bir kanaat var…

Geçiş sürecinin (Güçlendirilmiş Parlamenter Rejimin yeniden ülkede yürürlüğe konulmasına kadarki dönem) bir nevi yol haritası mahiyetinde olan on maddelik “İlkeler ve Hedefler Bildirgesi” ortak açıklama ile yayınlandı. Bu formel yeni bir müşahhas adım olarak değerlendirilebilir.

Velakin bu “ilke ve hedefler”, daha ziyade mücerret (soyut) kavramlarla özetlenmiş, (Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem) tanımının dışında, hemen tamamı mevcut anayasa ve kanunlarda zaten var olan ve siyasi söylemlerde de neredeyse bütün partilerce, devamlı söylem konusu yapılan şeyler! Gerçek şu ki, farklı siyasi yelpazelerde yer alan ve elbette farklı programlara sahip tam altı partinin, genel bir ittifak kurması ve önemli meselelerde mutabakat sağlaması hiç kolay değil. Altılı Masa'nın karşı karşıya olduğu durumun özü, özeti budur. Seçim kanununda yapılan son değişikliklerle birlikte altı partinin iş birliği yapma zemini daha da daralmış oldu. O sebeple şu çerçeve çiziliyor; “KENDİ PROGRAMLARIMIZDAN, SÖYLEM VE HEDEFLERİMİZDEN VAZGEÇMEKSİZİN, KARŞILIKLI GÜVEN VE SAYGIYA DAYALI FEDAKÂRLIKLARDA BULUNARAK CUMHURİYETİMİZİ İKİNCİ YÜZYILINA TAŞIYACAĞIZ…” Yüksek Seçim Kurulu’nun seçimlerin kesin sonucunu açıklamasına kadar, ortak çalışma ve iş birliğine devam edeceğiz diyen Altılı Masa'daki partiler, kritik tarihî süreçte taahhüt ettikleri bu ilkelere sadık kalacaklarını resmen ilan ettiler.
 

Yukarıda işaret edilen zorlukların da getirdiği bir sonuç olarak, altı parti, süreci mümkün mertebe dikkatli yönetmeye çalışıyor. Zira her an bir yol kazası yaşanabilir!..

Mesela Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal’ın cumhurbaşkanlığı adaylığı konusunda yaptığı sivri bir açıklama neredeyse masayı dağıtıyordu. O açıklamada geçmişte AK Parti ile yolları kesişmiş ve ortak sorumluluk yüklenmiş kişilere karşı baraj koyma hedefi vardı. Neyse ki daha sonra konu uzatılmadan kapatıldı…

Aynı şekilde Deva Partisi Genel Başkanı Ali Babacan’ın kendi logolarıyla ve müstakil olarak seçimlere gideceklerini ilan etmesi, derhal yeni bir tartışmanın kapısını araladı. Bu şartlar altında Altılı Masa'da yer alan partiler hangi kriterler altında seçim iş birliği yapabilecekti? Yani daha esasa girmeden usul safhasında yaşanacak tıkanıklıklar aşılabilecek miydi? Daha da ötesi, bu şekilde pamuk ipliğine bağlı bir iş birliği platformunda, ne ölçüde başarı sağlanabilecekti? Altılı Masa'nın en çetrefil konularından biri de cumhurbaşkanlığı için kimin ortak aday olarak gösterileceği hususudur...

 Muhalefetin buradaki açmazlarını değerlendiren Cumhur İttifakı, Millet İttifakı'nın yumuşak karnı olarak bu noktayı sürekli sıcak tutuyor. Millet İttifakı, daha doğrusu Deva ve Gelecek Partisinin de içinde olduğu Altılı Masa; adaylık meselesini her seferinde öteleyerek, hem siyasi tabanlarından gelebilecek reaksiyonları önlemeye hem de kamuoyunun beklentilerini karşılayabilecek bir formül için zaman kazanmaya çalışıyor.
 

Adaylık konusunda henüz resmî ve ortak bir açıklama yapılmamış olmasına rağmen, bir şekilde başlayan ve özellikle CHP’yi karıştıran isimlerin (Mansur Yavaş, Ekrem İmamoğlu) telaffuz edilmesiyle, bir nevi parti içi krize dönüşen duruma da dikkat isterim. Mansur Yavaş sessiz ve derinden giderken, Ekrem İmamoğlu’nun çok tartışmalara yol açan beyanları ve fiilî seçim kampanyası gibi okunan mitingleri vs. henüz tam manasıyla son bulmuş değil... 

Görünen o ki, Altılı Masa'yı bekleyen en çetin zorlukların başında bu adaylık konusu geliyor. Zira temel hedef olan “Güçlendirilmiş Parlamenter Rejimi” tekrar ihdas edebilmenin yolu, hem cumhurbaşkanlığı hem de parlamento seçimlerinde yeterli derecede başarı sağlamaktır. Yeni seçim kanununa göre, baraj altında kalma tehlikesi içindeki partilerin, hangi formüllerle durumlarını güçlendireceği; dahası ittifak zemininde, yeni bir anayasa yapıp referanduma götürmek için çoğunluk sağlama noktasında, nasıl bir strateji izleyecekleri belli değil. Partilerin tek tek karşı karşıya geleceği açmazların aşılamaması durumunda, yeni ittifakların gündeme geleceği de tabiatıyla sık sık belirtiliyor.
 

Altılı Masa'nın taahhüt ve ilan ettiği ilke ve esaslar, teorik olarak kimsenin itiraz etmeyeceği şeyler… Ama bunların hayata geçirilebilmesi, özellikle geçiş süreci denilen dönemin başarıyla yürütülebilmesi için öyle görünüyor ki, en büyüğünden en küçüğüne kadar, 'Masa'daki bütün partiler çok zorlanacak. Özetle bundan sonrası hiç kolay olmayacak!..

  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
627771 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/ismail-kapan/627771.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT