BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Yapın şu helvayı!

Cari açığın nedeni yüksek faiz. Bunu herkes söylüyor, ama kurtuluş reçetesini bir türlü yazamıyor. Yüksek faiz, dövizi ucuzlatıyor. Ucuz döviz ithalat artışına yol açıyor. Tüketim artıyor, cari açık büyüyor. Özel sektörün dış borcu kabarıyor. Yatırım ve üretim azalıyor. Bakın 2016’da Türkiye’ye 12.1 milyar dolar doğrudan yatırım girişi varken, geçen yıl 7.4 milyar dolara düştü. Bu düşüşte Türkiye’nin kredi notunun yatırım yapılabilir seviyenin altına çekilmesinin tabii ki çok büyük payı var. Bu tabloyu görünce insan ister istemez sanki 15 Temmuz darbesini reyting kuruluşları mı yaptırdı diye düşünmeden geçemiyor!..
Merkez Bankası faizi (geç likidite penceresini %12.75’te) yükseltmek zorunda kalarak kurlardaki sert yükselişin önüne geçti. Yabancı yatırımcıların elindeki tahvil miktarı 33 milyar dolara ulaştı. Neden? Hep yüksek faizden. Adamlar dünyanın hiçbir yerinde bulamayacakları parayı Türkiye’de kazanıyor. Dövizini bozduruyor, TL ile hazine garantili devlet kâğıdı alıyor.. İstanbul Sanayi Odası Başkanı kazancımızın %60’ı faize gidiyor, diye haykırıyor. Hükûmet yetkilileri faizin yüksek oluşundan sık sık şikâyet ediyor. Ama bankalara özellikle altını çizmek istiyorum, kamu bankalarına bile söz geçiremiyor. Onlar da maalesef bu yarışın içinde. Dövizi sabit tutmak için dünyanın en yüksek reel faizini ödüyoruz. Sonra da enflasyon niye yüksek çıktı, diye hayıflanıyoruz. Faizler tavanda gezerken enflasyon düşer mi?..
Cari açık döviz geliri ile döviz gideri arasındaki farktır. Bu fark ya sıcak parayla ya da borçlanarak kapatılır. İthalat gideri, bir ülkenin dışarıdan satın aldığı mallara ödediği dövizdir. İhracat gideri, bir ülkenin dışarıya sattığı mallardan gelen dövizdir. Döviz gideri ile döviz geliri arasındaki farka "dış ticaret açığı" denilir. Dış ticaret açığı mal alımı ile satımı arasındaki döviz açığını gösterir. Bir ülkenin döviz geliri sadece ihracat işlemlerinden (mal ticaretinden) oluşmaz. Turizm geliri ve gideri vardır. İşçi dövizi geliri vardır. Gemi, tır taşımalarının geliri ve gideri vardır. Faiz veya kâr transferleri vardır...
Cari döviz açığı ya döviz rezervi arttırılarak ya da "sermaye hareketi" ile kapatılır. Sermaye hareketi yabancı sermaye yatırımı, portföy yatırımı, kısa veya uzun vadeli dış kredi olarak ülkeye giren dövizdir. Türkiye, 47 milyar dolarlık cari açığı -aslında buna açık demek yanlış ödenecek borç denilse daha doğru olacak- daha fazla nitelikli mal üretimi yaparak azaltma yoluna gitmek zorunda. Bunun için ya teknoloji transferi yapmalıyız, ya da teknoloji üreten şirketlerle ortaklık kurmalıyız. Böylece ihracatın kalitesi artar, cari açık daralır. Büyüme süreci hızlanır. Büyüyen ülkeye sermaye akar... 
Formül bu. Şeker var, un var, su var, yağ var. Yapın şu helvayı artık!..
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
600752 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/necmettin-batirel/600752.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT