BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Nasıl para kazanılır?

Türkiye’de 2020’de yatırım alanları değişti. Faizlerde reel getirinin neredeyse hiç kalmaması ve kurdaki sınırlı hareketlenme hisse senetlerine olan ilginin artmasına yol açıyor TL mevduattan çözülen paranın bir kısmı BIST’e geliyor. Günlük işlem hacminin 20 milyar liraya dayanması bu akımın en büyük işareti. 124 bin 500 zirvesine ulaşan Ulusal 100 Endeksi düzeltme yapıyor. Buna "daha yüksek seviyelere çıkmak için güç topluyor" demek daha doğru olur. Dolar ve faizdeki istikrarlı görünüm Borsa İstanbul’daki talebin sıcak kalmasını sağlıyor. Değerleme olarak ucuz kalan hisselerde büyük yoğunlaşma var. BİST’te ilk çeyrek sonunda endeksin 125-130 bin bandında hareket etmesi bekleniyor. Bu seviye aşılırsa 140 bin puan hedef olacak...
Döviz, CDS (risk primi), tahvil gibi varlık gruplarında görece daha iyi performansımız var. Çin’de koronavirüs salgınının kontrol altına alınamaması küresel çapta üretim ve talebin azalmasına yol açıyor... Çin’in son 17 yılda küresel ekonomideki payı %16’ya yükseldi Koronavirüs sebebiyle büyüme hızı, ilk çeyrekte yıllık bazda %4,5 düzeyine gerileyecek. Global borsalar bu gelişmeden olumsuz etkileniyor. Türkiye ile ABD arasındaki ilişkilerin normale dönmesiyle pozitif ayrışıyor.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Başkan Trump arasında hafta sonunda yapılan telefon görüşmesinde İdlib ve Libya konularında uzlaşma sağlandı. Beyaz Saray “Başkan Trump, Suriye'nin İdlib ilindeki şiddete ilişkin endişelerini dile getirdi ve Erdoğan'a Türkiye'nin insani bir felaketi önlemek için gösterdiği çabalardan ötürü teşekkür etti. Libya'da dış güçlerin müdahalesinin durumu daha da kötüye götüreceğini bir kez daha tekrarladı" açıklaması yaptı.. Liderler iki ülke arasındaki ticaret hacmini 100 milyar dolara çıkarmak için müzakerelerin yeniden başlatılması konusunda mutabık kaldı. Bu gelişme otomotiv, makine, demir çelik, halıcılık ve mineral yakıt ve yağ sektörlerini çok olumlu etkileyecek. Takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretiminin aralık ayında %9,6 ile rekor düzeye ulaşması, büyüme hızının tahminleri aşacağını haber veriyor.. Bu tablo kredi notlarında iyileşmeyi gündeme getirebilir. Fitch’in, bu hafta pozitif not değerlendirmesi yapması bekleniyor... 
Düşük faiz, istikrarlı ekonomik tablo, kurlardaki hareketlerin sınırlı kalması portföylerdeki dağılımı değiştirdi. Şu anda %40 hisse senedi, %25 altın, tahvil-bono %15, %20 nakit olarak şekillenmiş durumda. Koronavirüs olayı dünya merkez bankalarının genişlemeci politikalarına devam etmelerine yol açtı. Düşük faiz ortamı azalan büyüme hızları gelişmekte olan ülkelere fon akışını arttırıyor. Türk ekonomisinde yaklaşık 1 yıldır devam eden dengelenme eğilimi, 2020 yılında kademeli iyileşmeye dönüyor. Peki döviz alınır mı? Kurlarda enflasyona bağlı hareketlenme var. Uzun süreden beri 5,90-5,95 TL aralığında hareket eden dolar, 6,00-6,15 TL bandına yerleşmiş durumda. Merkez Bankası’nın faiz indirimlerine sınırlı da olsa devam etmesiyle TL mevduatlarından döviz mevduatına geçiş başladı. Ayrıca doların dünya para birimleri karşısında aşırı değer kazanması TL’nin güçlenmesini engelliyor.. Ancak beklenti anketinde yıl sonu dolar kurunun 6,45 TL olması öngörülüyor ki, bu rakam %8,5’luk enflasyonla uyumlu. Yarınki Para Politikası Kurulu toplantısında 11,25 olan haftalık repo faizi %11,00 düzeyine çekilebilir Piyasada Merkez Bankası’nın gerektiği anda, swap, zorunlu karşılık, döviz ihaleleri ve fonlama miktarıyla Türk Lirasını koruyacağı beklentisi hâkim. Türkiye iktisat ilmine düşük faiz düşük enflasyon, teorisini yerleştiren ülke olarak geçti. Yatırım amacıyla kesinlikle dövize para yatırılmaz. Virüs dolayısıyla petroldeki büyük gerileme enerji maliyetlerini aşağı çekiyor. 2019’da 19 yıl aradan sonra ilk defa cari 1,7 milyar dolar cari fazla verdik. Yani döviz gelirimiz döviz giderimizi aştı. Bu çok önemli bir kazanım.
Altın cephesinde virüs endişelerinin artmasıyla yükselişin ivme kazandığı görülüyor.. 1580 doları aşan onsta hedef 1600 dolar olarak gösteriliyor.. Bu seviye üzerinde kalıcılık sağlanırsa 1610-1630 dolar dirençlerinin test edileceği belirtiliyor. Uluslararası fonlar raporlarında altının 2011 yılındaki 1900 dolardaki zirvesini aşacağını öngörüyor. Altın uzun vadeli bir yatırım aracıdır. Pozisyon açıldıktan sonra fiyattaki oynaklıklar dikkate alınmamalıdır. Dünya Merkez Bankaları rezervlerini dolar dışında, boşuna altınla güçlendirmiyor. Bizim Merkez Bankamız bile geçen sene 159 ton altın alarak bu alanda birinci oldu. Altın rezervimiz 412.5 tona yükseldi. Kapalıçarşı’da gram altın 267 liradan başlayan yükselişini 308 liraya taşıdı. İlk çeyrek sonunda fiyatın 320 lirayı aşabileceği tahmin ediliyor. Eğer fonların öngörüleri gerçekleşir ons 1700-1800 dolara ulaşırsa dolar serbest piyasada bugünkü değerinde kalsa bile altın 350 liraya ulaşır.
Tarih boyunca en güvenli, en korumacı, en güçlü sigorta olan altından vazgeçmeyin.
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
612276 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/necmettin-batirel/612276.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT