BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Dede, gazeten... Torunun da içinde...

Rahmetli dedem, Hacı Ahmet Ekinci. Doğu Anadolu Bölgesi'nde "EMİ" diye bilinirdi. Anadolu'nun Ahilik geleneğinin son temsilcilerindendi. Ben onun evinde doğan ilk torunuydum, beni ayrı severdi. Dedemin evine ve dükkânına dair hatırladığım en net hatıralardan biri de şu anda okumakta olduğunuz gazeteydi. Hediye kitapları, kasetleri kaçar kere okuyup dinlediğimizi bilmiyorum.

Dedemin gazetesini götürür, “dede gazeten” diye uzatırdım. Şimdi ise buradan sesleniyorum; "Dede, gazeten, bak artık torunun da içinde...”

30 yıl önce dedeme götürdüğüm gazetenin artık yazarıyım. Dedeme gazete götürdüğüm yaşta bir oğlum var. Hayatın çok ilginç bir algoritması, zamanın da büyülü bir hafızası var. Bizim adına tesadüf deyip geçtiğimiz denk gelişleri de çok seviyor.

Dedemin amel defterinin açık kalan kısmına güzel eklemeler yapabilmek, oğluma da güzel bir miras bırakabilmek için bu köşede sizlerleyim. Bir kusurum olursa e-Posta'yla uğraşmayın, arayın, söyleyin, cep telefon numaram: 0532 257 95 92.

Türkiye gazetesi ailesine, okurlarına, yönetimine, özel olarak da davet edip bizi bu köşeyle buluşturan sevgili Fatih Selek’e çokça teşekkürler...

 

Belli bir miktarda param var, hangi işe yatırıp katlayabilirim?

 

Çok fazla gelen bir soru. Herkesin kendi bütçesi ölçüsünde bir birikmişi var. Bir şekilde parasını değerlendirmek, en azından paralarının değerini koruyabilmek istiyorlar.

Ancak birileri parasını değerlendirecek alan ararken unutmayın ki başka birileri de parasını değerlendirecek alan arayanları arıyor. Hele de ekonominin zorlu dönemeçlerinde kaba tabirle dolandırıcıların sayısında tabiri caizse hiperenflasyon yaşanıyor. Her yerde reklamlar, müthiş vaatlerle paranızı üçe-beşe katlamak için müthiş hevesli inanılmaz iyiliksever(!) insanlar.

Altındaki (kiralık) lüks arabayla (günübirlik kiralanmış) villasına giderken size nasıl servet kazandıracağını anlatan abiler. 3-5 bin liraya dünyanın parasını nasıl kazanacağını anlatma vaatleri.

Çok para kazanma umudu da öyle bir şey ki “Madem çok zengin olmanın yolunu biliyorsun, neden o yolu kendin uygulamak yerine benim 3-5 bin lirama tamah ediyorsun” sorusunu sordurmuyor. Tamahkârla sahtekâr birbirini şıp diye buluveriyor.

Kimi gençleri avlamanın peşinde, kiminin de ev hanımlarının. 2022’ye geldik, belki biter zannettik ama sadece araçlar, ürünler değişiyor. 20 yıl önce “çatal bıçak seti kazandınız şu senede bir imza” diyenler, şimdi de “Şu kriptoparalarla servet kazanacaksınız, şuraya bir EFT” diyor.

İş hayatında 20. senesini doldurmuş bir iş insanı olarak söyleyebileceğim tek bir şey var. Kolay para kazanmak diye bir şey yok. Hatta artık zor para kazanmak da yok, artık çok, çok zor kazanma çağındayız.

Enteresan bir teoriyi de paylaşayım sizinle, benim de çok katıldığım bir teori. Diyor ki; 30-40 yıl önce zengin olmuş, adını çok iyi bildiğiniz şirketlerin kurucularını bugün sıfırdan başlatın, başarılı olma şansları çok düşük. Çünkü artık çok güçlü rekabet çağındayız.

Şu sektörde para varmış” diyerek girmeye çalıştığınız sektörde kuvvetle muhtemel 30 yıldır o işi yapan birileri var. Düşünün, ona rakip olacaksınız. O rakibinizle rekabet etmekle kalmayacaksınız, muhtemelen rekabetin kurallarını bile rakibiniz belirlemiş olacak. Kolay değil.

Diyebilirsiniz ki, öyleyse nasıl oluyor da TESLA diye bir marka çıkıp dünya devi markaların toplam değerini geçiyor. Nasıl oluyor da Apple, zamanın cep telefonu devi Nokia’yı tarihin tozlu raflarına kaldırıyor? Evet, bu da mümkün, iş hayatında sürekli bir devinim var ama emin olun bunun için elinizde yıkıcı bir yenilik olması, rakiplerinizin açıklarını çok iyi bilip daha iyisini yapıyor olmanız gerekiyor.

“Peki önerin nedir? Paramızı nerede değerlendirelim?” derseniz, önerim şu olacak. Çevrenizde, arkadaşlarınız, akrabalarınız arasında atölyesi olup üretim yapan ya da işyeri olup başarılı bir ticaret yapan birini bulun. Ve “ben sana sermaye ortağı olmak, ticaretinde benim paramı da çalıştırmak istiyorum” deyin. Güzel bir sözleşme yapın ve paranızı, gözünüzün gördüğü, işini iyi yapan bir şirketin büyümesinde kullanın. Buna "melek yatırım" da diyebilirsiniz, emanet verme de.

Neden bu öneri? Çünkü piyasada bir yanda sermayesini işletecek yer bulamayanlar varken, diğer yanda da bankalardan kredi kullanmak istemeyen ama işi büyütmek için de sermayeye ihtiyacı olan birçok işletme var.

Güçleri birleştirme vakti.

  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
626763 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/omer-ekinci/626763.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT