BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

“İşte hakiki âlim böyle olur"

Bu numune hâl ve hareket, bundan sonra onun da rehberi olacaktı.
 
“Sessiz Osman Bedreddin, Urus işgaline, Ermeni zulmüne de sessiz mi kalacak?” diyerek olduğu yerden doğruldu. Çok sevdiği hocası Mehmet Tahir Efendi’nin;
“Hâfız! Bütün bildiklerimi sana öğrettim. Ayrıca bilmediklerimi de öğrendim. Şöyle ki, bilmediklerimi sana öğretmek için önce çalışıp öğrenmeye mecbûr kaldım. Bundan ötesine gidemiyorum. Artık senin ilmin benden daha fazla. Daha âlim bir hocanın dersine devam etmen lazım geliyor. Bugünden îtibâren ders veremeyeceğim” deyince nasıl da hayret etmiş, hayranlığı bir kat daha artmıştı.
“İşte hakiki âlim böyle olur. Hakikat neyse onu söyler, ne fazla, ne eksik.” Bu numune hâl ve hareket, bundan sonra onun da rehberi olacaktı.
 
Yollar yollar, ah taşlı, topraklı yollar,
Üstünde yürür nice günahkâr kullar…
 
Seyyid Selmani Sukûti ve Esma Hanımefendinin evliliklerinin ilk dört yılında bir kız, iki erkek çocukları olmuştu. Osmanlı âdetlerini takip ederek, evlatlarına isim koyarken ilkine, şark seferinde çok hizmetlerini gördükleri dostlarının kerimesi Nefise Hanımın ismini verdiler. Onun ve Seyyidet Nefise hazretlerinin hatırasına “Nefise” ikinci çocukları olan oğluna da çok sevdiği medrese arkadaşı “Allâme” lakaplı Molla Osman Efendiye istinaden Osman Bedreddin, üçüncü erkek evlatlarına da hem hazret-i Ali efendimizi, hem de çok sevdiği arkadaşını hatırlatacak bir isim olması dolayısıyla Ali Mürteza demişler.
“Maksatsız bir şey yapmamışlar, velinimetlerim; canım anacığım, muhterem pederim... Rabbim rahmet eylesin...” dedi, böyle ebeveynlerin evladı olduğu için hamd ve şükretti, defalarca.
Üçüncü çocuk ‘Ali Mürteza’ yedi sekiz yaşlarında mahalle arkadaşlarıyla akıncılık oynarken attan düşüp ölmüştü. 
Bu hadise ailede derin üzüntüye sebep olmuş, çok acı iz bırakmıştı. İşte yine burnunun direği sızladı, gözleri doldu Osman Bedreddin’in. Anne ve babası, çok kederlenseler de Allahü teâlâdan gelene sabredenlerden olmak için pek gayret göstermişti. 
Sonra üst üste iki kızları daha olmuştu. Kısa bir süre sonra muhterem pederleri rahmetli oldu. Bir ana, dört çocuk Abdurrahman Ağa Mahallesinde hayat mücadelesi vermişlerdi.
DEVAMI YARIN
 
 
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
616321 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/ragip-karadayi/616321.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT