BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

MUHALEFET MESELESİ

Muhalefet partileri, demokratik hayatın olmazsa olmaz unsurlarıdır. Devletlerde bir şekilde iktidar vardır. Ancak o ülkede demokrasiden söz edebilmek için birden fazla partinin var olduğu bir yönetim hayatı gerekir. Hiç parti olmadığında demokrasiden söz edilemeyeceği gibi tek partili rejimlerde aldatıcı bir şekil ötesinde demokrasi yoktur…

Demokrasilerde iktidar gibi muhalefet de önemlidir. Ama bizde muhalefet fikir, proje, teklif üretemiyor. Hem kendini yeni, ilerici ve çağdaş sayıyor ve hem de her yeniliğe, hamleye karşı çıkıyor. Bunların neler olduğunu tek tek saymaya gerek yok. Hafızalar onlarca misaliyle dolu.

Muhalefet ve bilhassa da ana muhalefet, iktidarın 20 yıldır işbaşında olduğunu dile getirmekte. Bunu öyle söylemekte ki AK Parti ve şimdilerde Cumhur İttifakı, sanki darbeyle, halka rağmen Hükûmet olmuş. Hâlbuki her seçim döneminde bütün partiler, eşit şartlarda seçmenin önüne çıktılar. Seçmen de tercihini yaptı. Muhalefete düşen gasp imâ etmek değil samimiyetle kendini sorgulamaktır. CHP başta olmak üzere muhalefet partileri, kendilerini bir nefs muhasebesine tabi tutmalı ve "nerede yanlış yapıyoruz ki millet, bizi değil de sürekli şekilde aynı fikri iktidar yapmaktadır?!" diye sormalıdır.

Türkiye muhalefeti, Türkiye değerlerine ne kadar yakındır? Onlarla dünden bugüne barışık olamadı. Millet İttifakı için bir seçimden diğer seçime bütün zaman ne ile doldu? Erken seçim ve güçlendirilmiş parlamento söylemleri. Tek teselli, belediye seçimlerinde 11 ilin kazanılmasıdır. Bunun üstüne kapandılar. Hâlbuki burada kendilerine rağbet edilmesinden çok iktidar tarafındaki bazı durumlara tepki, sonucu tayin etti. Üstelik kazanılan münhasıran 11 belediye başkanlığıdır. Türkiye çapındaki belediye seçimlerinde kullanılan oylar tasnif edildiğinde Cumhur İttifakı, yine öndedir.

Ana muhalefet lideri 15 Temmuz’a tiyatro derse, milletvekili Mavi Vatan’ı sömürgeci yayılmacılık olarak telaffuz ederse, İYİ Parti Başkanı Meral Akşener, Türkiye Cumhurbaşkanını İsrail Başbakanı Netanyahu’ya, İBB Başkanını ise Fatih Sultan Mehmed Han’a benzetirse bu muhalefet onmaz.

Bir kere daha tekrarlayalım ki muhalefet, hem proje üretememekte ve hem de vahim yanlışlar yapmaktadır. Son günlerde ise âdeta bir senaryo peşindeler. Bir söze kapılmış gidilmekte. Sn. Meral Akşener, "Ben, Başbakan olacağım" dedi. Tabiî kendisine derhal Anayasa hatırlatıldı. Bugün CHP-İYİ Parti oyları ile Anayasanın değiştirilmesi, referanduma gidilmesi mümkün olmadığı gibi 2023 seçimleri sonrasında da mümkün görünmüyor. Meral Hanım’ın, bu sözü, inanarak mı söylediği yoksa gelen bir soruyu geçiştirmek için mi öyle dediği belli değildir. Belli olansa şu ki nice vakittir muhalefet partileri, medyası, televizyonları bu sözle yatıp kalkmaktalar. Havanda su dövülmekte.

5 yıl boyunca muhalefetin bütün dedikleri tahlil edildiğinde kayda değer hiçbir şey yoktur. İttifak bile olamadılar. Seçimlere artık aylar kalmışken bu muhalefet, henüz anayasa taslağı yazamamış, Cumhurbaşkanı adayını gösterememiştir.

Sadece suçlamak, kınamak, ayıplamakla muhalefet edilemez.

Tenkit olmalı.
Teklif de olmalı.

Doğru takdir edilmeli, yanlış icraatın doğrusu gösterilmelidir.

Soğuk savaş dönemi muhalefeti, ancak zaman kaybettirir.

 

  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
620934 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/rahim-er/620934.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT