BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

SAVAŞ SUÇU

Ukrayna, Rusya karşısında iyi bir mukavemet gösterdi. Savaştan evvel veya savaşın başında kimse, Ukrayna’nın bir hafta dayanabileceğine ihtimal verme cesaretini gösteremezdi. Ama oldu Afganistan örneği tekrarlandı ve rakibine nazaran küçük olan devlet, bütün tahmin ve hesapları altüst etti. Bu sebeple Rus ordusu, işgalin kırkıncı gününe varmadan Kiev muhasarasını kaldırdı.

Ne var ki Rus işgalcilerin, başkent Kiev yakınlarındaki Bucha ve Irpin dâhil bazı meskûn mahallerden çekildikten sonra ortaya çıkan vahşet görüntüleri kan dondurdu!.. Pazar alışverişinden dönen, işine giden veya işinden gelen yahut bisikletiyle seyreden… sivil Ukraynalılar, katledilmişlerdi. Elleri arkalarından bağlanarak kurşunlanıp öldürülmüşler. İşkence yapıldığı da iddia edilmekte. Kiev yönetiminin açıklamasına göre 410 sivilin hayatına kıyılmış. Bunların 280’i aynı çukura gömülmüş...

Dünya, birkaç gündür bu vahşeti konuşmakta.

Muharebenin, hatta işgalin de bir ahlâkı ve hukuku vardır. Hiçbir namuslu savaşta çocuk, kadın, yaşlı, sivil, din adamı öldürülmez, mâbedler tahrip edilmez, ağaçlar kesilmez, su kaynakları zehirlenmez, bombalanmaz. Savaş, silahlı güçler arasında mertçe cereyan eder.

Öyle anlaşılıyor ki Rus askerleri, Kiev’e girmeye muvaffak olamayınca o hırsla önlerine çıkan zavallı sivilleri hunharca katletmişler…

İşlenmiş fiilin bir katliam ve savaş suçu olduğu kesin.

Soykırım iddiası ise mahkemenin kabul veya red kararıyla hükme bağlanır. Savaş suçu dâvalarında gerçek kişiler de devletler de yargılanabilir. Milletlerarası Ceza Mahkemesi, şahısları yargılar. BM Adalet Divanı ise aleyhine dâva açılmış devleti yargılayıp karara bağlar. Her iki mahkeme de Hollanda’nın Lahey şehrindedir.

Bir yerde suç varsa fail veya failler de var demektir.

Bir vakitler çok hevesle karşılanan, gece yarılarına kadar TV yayını yapılan Milenyum’un 22. Asrındaki denî dünyada şu haber, şahit, kayıt ve fotoğraflar gösteriyor ki ortada hem de çok zalimâne işlenmiş bir suç bulunuyor:

-Bu suçun şüphelileri kim, kimler sanık olacak, muhtemelen kimler suçlu bulunup cezaya çarptırılarak mahkûm olacak?

Bu sorular, bugünden net bir biçimde cevaplandırılamaz. Şahıs veya şahıslar için mahkûmiyet verilir. Suçlu çıkması hâlinde ilgili devlet içinde müeyyideler, cezalar verilir. Her iki hâlde de tazminat mevzubahistir.

Elîm hadisenin bir soykırım olup olmadığı dâva sonunda belli olur. Savaş suçu mevcuttur. Lakin her savaş suçu, soykırım değildir. Jenosit, soykırım, bir ırkı toptan ortadan kaldırma niyet ve kastıyla cinayetler işlemektir.

Hakîkatin her yönüyle ortaya çıkması faillerin yani öldürmeleri ika eden kimselerin tespit edilmesiyle mümkün olacaktır. Kimsenin bu ağır ve korkunç suçu kabullenmesi beklenemez. Nitekim parmakların, suç faili olarak gösterdiği Rusya, ithamı reddetmekle kalmamış, bunun bir düzmece olduğunu bile ileri sürmüştür.

Öyle ise dosyayı hazırlayacak tarafız bir hey’ete ihtiyaç vardır. Bu hey’ette asgariden şu meslek mensuplarının olması gerekir:

-Hukukçular

-Askerler

-Emniyet mensupları.

-Adli tıp uzmanları

-Psikologlar.

Çok katliamda olduğu gibi bu katliamda da bir, emri veren veya verenler, bir de suçu işleyen veya işleyenler vardır… Öyle ise bu katliamın azmettiricisi, talimatı veren kimdir, kimlerdir? Bazı Batılı rakiplerinin ileri sürdükleri gibi Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin mi talimatı vermiştir? Kremlinden veya ordudan bir başkası mı katliam talimatının sahibidir? Cephede çarpışmakta olan Rus askerleri, yaşadıkları psikolojik sarsıntıyla mı bu vahşeti işlediler? O askerlerin bölük veya takım komutanı mı bu emri verdi?

"Paralı asker" denilen tetikçiler de bu insafsızlığı yapmış olabilirler.

Bir hukukçu olarak soykırım ihtimalini düşünmüyoruz. Henüz buna dair deliller yok. Sn. Putin de insanlık değerlerinden bu kadar uzaklaşamaz. Savaş psikolojisi içindeki komutan ve askerlerin bu suçu işlemiş olma ihtimali yüksektir.

O zaman:

Kremlin’e çok ciddi bir mükellefiyet düşmekte. Rusya, bu vak’anın faillerini herkesten evvel bulabilir. Onları bulup mahkeme önüne sevk etmeli ve gecikmeden hak ettikleri ceza verilmelidir. Göstermelik yakalanıp, alelusul cezalandırma, saklanamaz ve ayrı bir ayıp olur.

Rusya bunu yapar mı? Haberi kabullenmeyip "tertip" diyenden böyle bir adil davranış beklemek, bekleyenleri çok yorar.

BM-Birleşmiş Milletler böylesi zamanlar için vardır. Bu defacık olsun işe yarar bir işe imza atsın. Bahsettiğimiz hey’et, komisyon teşkil edilerek çalışma başlatılmalıdır.

Hiçbir suç, yapanın yanına kâr kalmasın!

  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
625446 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/rahim-er/625446.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT