BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Erken yatıp erken kalkmak...

Gece lüzumsuz uyanık kalan, ertesi gününü zayi etmiş olur. Gününü zayi eden ömrünü zayi eder. Ömrünü zayi eden ahirette pişman olur.
 
 
Önemli bir iş yoksa erken yatıp erken kalkmalı. Geceyi faydasız ve boş şeylerle zayi etmemeli. Boş işlerle uğraşmanın sonu gelmez. Ömür biter boş işler bitmez. Hadis-i şeriflerde buyruldu ki:
(Musibetlerin en büyüğü, vaktini faydasız şeylerle geçirmektir.) 
Allahü teâlânın, bir kulu sevmemesi, onun faydasız şeylerle uğraşmasından anlaşılır.) Onun için gece boş yere uykusuz kalmamalı.  
Gece uykusuz  kalmak, sabah namazını kaçırmaya ve yirmi dört saatin en verimli zamanı olan sabah vakitlerini uyuyarak geçirmeye sebep olur. Hatta uykuyu alamayanlar öğleye yakına kadar bile uyuyabiliyor. Sabah işe gidenler ise ya işe geç kalmakta yahut iş yerinde uyuklamaktadır. Gece boş yere geçen her dakika, her saat, ertesi günden harcamaktır. Dolayısıyla gece lüzumsuz uyanık kalan, ertesi gününü zayi etmiş olur. Gününü zayi eden ömrünü zayi eder. Ömrünü zayi eden ahirette pişman olur.
Vakti girince yatsı namazını kılmalı. Geciktirmemeli. Yatsı namazını kılmadan yatmamalı. Zaruri bir iş yokken sonra kılarım demek, nefsin ve şeytanın bir tuzağıdır. Namaz kılmayı geciktirdikçe ağırlık çöker. Yatsıyı kılmak zorlaşır. Hatta namazı kaçırma tehlikesi olur. Farz namazı özrü olmadan, vakti geçtikten sonra kılmak büyük günahtır.
Onun için zamanında yatmalı. Uykusuz kalmamalı. Sabah namazına kalkmak için de gerekli tedbirleri almalı, öyle yatmalı. Sabah namazını kaçırmamalı. Bir kimse sabah namazını kaçırmama azmiyle yatarsa Allahü tealanın izniyle sabah namazına kalkmak nasip olur. 
Ecdadımızın el kitabı olan “Mızraklı İlmihal”de şöyle denilmektedir: "Bir kimse yatacağı vakit 'İnna  a’tayna' suresini okursa ve sonra (Ya Rabbi! Sabah namazına vaktiyle uyanmamı nasip eyle) derse, biiznillahi teala o kimse sabah namazına vaktiyle uyanır."
Ecdadımız henüz sabah namazının vakti girmeden, yani seherde kalkmaya çalışırlardı.                                                                                                                    Seher vakti kalkmak berekettir. Her gece sabaha karşı, (Dua eden, isteyen yok mu? Vereyim. Tövbe eden yok mu? Affedeyim) buyurulur. Seher vakitleri istiğfar edenler zikir sevabına da kavuşur.
Peygamberimiz “sallallahü aleyhi ve sellem” buyuruyor ki: (Üç sesi Allahü teâlâ sever: Hürmet ile, tecvid ile Kur’ân-ı kerîm okuyanların sesini, seher vakitleri istiğfar edenlerin sesini ve Allahü teâlâyı zikredenlerin sesini.)
Osmanlı coğrafyasında yol güzergâhlarındaki han sahipleri, handa kalanları sabah ezanı okunur okunmaz, namaza kaldırırlardı. Bu vakitte uyumak, hana ve hanın sakinlerine fakirlik ve bedbahtlık getirir derlerdi. Ninelerimiz sabah erkenden kalkar, abdestini alır, sabah namazını kılar Kur’ân-ı kerim okur, çorbayı pişirir, sonra evin önünü sular, süpürür, çer çöp varsa atar, tertemiz yaparlardı. Temizliğin verdiği huzuru ve rahatlığı, yoldan geçenler hissederdi...
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
622485 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/salim-koklu/622485.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT