BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

"Bunları hak etmedin sen, neredesin güzel anam?..”

Seçkin Başkan
Facebook

Genç kadın teşekkür ederek kadının gösterdiği yere doğru yürüdü. Sokaklar çamur içindeydi.

 
Esra elindeki adresi bir kere daha okuyup sokağa baktı. Doğru yere geldiğinden emin olduktan sonra kapı numaralarını okuyarak ilerledi. Sonunda derme çatma yapılmış, ev demeye bin şahit isteyen bir gecekondunun önünde durdu. Elindeki adresteki kapı numarası uyuyordu. Kapıyı çaldı. Bekledi bir süre. Tekrar çaldı. Açan yoktu. Etrafına bakındı. Yandaki gecekondudan çıkan bir kadın merakla izliyordu genç kadını. Esra ona döndü:
- İyi günler hanımefendi. Burada oturan bayanı arıyorum.
Kadın başının örtüsünü düzeltip yaklaştı Esra’nın yanına:
- O hanım birkaç gündür görünmüyor. Ev kapalı. Geldiğinden beri zaten kimse görmüyor kendisini. Sabah çıkıp gece geliyordu eve. Ama üç dört gündür yok meydanda. Ev sahibi de geldi dün ama bulamadı.
Esra telaşlanmıştı:
- Nerede olduğuna dair bir şey bilen var mı?
Kadın dudak büktü:
- Yok. Kimseyle konuşmuyordu zaten. Yaşlıca bir hanımdı. Neyin oluyor senin?
Esra fısıldadı:
- Annem… Annem oluyor.
Sonra toparlanarak tekrar sordu:
- Ev sahibi nerede oturuyor?
Kadın eliyle birkaç ev ilerisini işaret etti:
- Aha orada. Ahmet Efendi.
Genç kadın teşekkür ederek kadının gösterdiği yere doğru yürüdü. Sokaklar çamur içindeydi. İçinden Âdeta isyan ediyordu genç kadın:
“Ah anam! Bunları hak etmedin sen, ne babam ne de sen hak etmediniz bunları? Neredesin güzel anam?..”
Ev sahibinin de bir bilgisi yoktu kiracısının nerede olduğuna dair. Ellerini iki yana kaldırıp dudak büktü
- Vallahi ben de bilmiyorum. Sessiz bir kadındı zaten. Bu ayki kira için gelmiştim ben de dün ama bulamadım. İki aydır oturuyordu burada. Başına bir şey gelmiş olmasın?
Esra heyecanlanmıştı:
- Sizde yedek anahtar yok mu beyefendi?
- Yok. Ama telaşlandıysan kapıyı kırar bakarız. İçeride düşüp kalmasın?
Birlikte eve geldiler. Bir omuzla açtı adam kapıyı. Mis gibiydi içerisi. İki üç parça eşya vardı. Mutfakta yiyecek hiçbir şey yoktu bir naylon torbada duran bir somun kuru ekmekten başka. Ağlamaklı olmuştu Esra. Yer yarılıp içine girmişti sanki annesi. Ev sahibine döndü:
- Merak etmeyin, kiranızı ben öderim. Ama şimdi annemi bulmalıyım. Nereye gitmiş olabilir ki?
Yapılacak hiçbir şey olmadığını düşündü ve hapishaneye gitmeye karar verdi. Belki babasının bir bilgisi olabilirdi. Hızlı adımlarla yola indi. Sora sora buldu Bayrampaşa Cezaevini. Kapıdaki görevli genç kadının derdini dinleyince onu müdürle görüştürmeye karar vermişti. Müdür Cahit Arkan’ın kızının geldiğini duyunca hemen odasına getirmelerini söyledi…
            ***
Esra cezaevinin dar koridorlarında tedirgin adımlarla yürüyordu. Önden giden görevli koridorun sonundaki kapının önünde durarak ceketini düzeltti ve eliyle kapıya saygılı bir şekilde vurdu. İçeriden duyulan tok sesin ardından usulca çevirdi tokmağı:
- Cahit Arkan’ın kızı geldi efendim... DEVAMI YARIN
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
604336 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/seckin-baskan/604336.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT