BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Eltimden helallik istedim...

“Yaşasın kurtuldum” diyordum ama kızımın attığı çığlık sevincimi kursağımda bıraktı!
 
 
İbretlik hatıramı anlatmaya bugün de devam ediyorum...
Kalbim biraz rahattı. Ah biz aptal kimseler hem korkarız dolandırılacağımızdan hem korka korka dolandırılırız!..
Benim kafama kahve telvesiyle meşguliyet sokmuştu falcı kadın. Acaba tülbentten kahve telveleri temizlenecek mi?
Falcı kadın fal ücreti olarak o zamanın parasıyla bir miktar da fal parası aldı. Kızımla birlikte evden ayrıldı. Kısım korksa da “bir şey olmaz kızım ben buradayım” gibi onu motive etmeye çalıştım.
Onlar kapıdan çıktıktan sonra canımın sıkıntısından ne yapacağımı bilemiyordum. Bir yandan da eltime diş biliyordum. Hele bir telvesiz gelirse bilezikler o zaman eltim havasını alacaktı işte.
Yarım saat dolduğunda kapıya çıkıp kızımı beklemeye başladım. Birkaç dakika sonra kızım elinde beyaz tülbentle geliyordu işte. Yüzüne baktım. Hiç üzüntülü bir hâli yoktu...
Kızım normal bir şekilde olanı anlattı. Falcı kadının dediği gibi yapıp toprağa gömmüşler. Yarım saat geçince de topraktan bilezikleri tülbent içinde alıp gelmiş.
Tülbendi elime aldığımda içinde dört bileziğin şangırdadığını hissedip heyecanlandım.
Tülbendi açmaya cesaretim yoktu. Açtığımda sanki kahve telvelerinin aynen kalacağını zannediyordum. Büyük bir heyecanla tülbendin kat olmuş düğümlerini çözdüm. Heyecandan gözüm hiçbir şeyi görmüyor ya… Nihayet son düğümü de çözüp tülbendi açtığımda öyle bir çığlık attım ki kızım bile şaşırdı. Çünkü altınlarda kahve telveleri yoktu… Büyüden kurtulmuştum… “Yaşasın büyüden kurtuldum” diye bağırıyordum. Fakat kızımın ikinci çığlığı sevincimi kursağımda bıraktı:
-Anne bunlar bizim bilezikler değil ki?
-Nasıl olur kızım, derken yüreğimin yandığını hissettim. Daha sonra altın suyuna batırılmış sahte bilezikler olduğunu öğrenecektim.
Kızım olanı biteni şöyle anlattı:
Meğer ben kahve pişirirken o kızımdan benim neleri dert ettiğimi sormuş öğrenmiş. Altınları da giderken çantasına koymuş. Toprağa gömerken çantasından beyaz tülbent çıkarırken tabii ki önceden hazırladığı sahte altın bilezikleri toprağa gömmüş.
Eltimin günahını aldığıma mı yanayım, dinimizce hiç uygun olmayan fal baktırma yaptığıma mı? Tövbe ettim bir daha asla böyle bir arayış içinde olmayacağıma. Eltime durumu anlatıp “hakkını helal et!” dedim. Allah razı olsun hiç üzerinde durmadı. Biz bir aileyiz. Birbirimiz mutlu olduğunda mutlu oluruz” dedi.
         Rumuz: S. C.-Sinop
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
621517 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/unal-bolat/621517.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT