BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Mucizeyi de kerameti de yaratan Allah’tır!..

YOLUMUZU AYDINLATANLAR
Vehbi Tülek
Facebook
Kerâmetler haktır. Mucize ve kerâmet, ikisi de harikulade hâllerdir. 
 
İbn-i Bint-il-Eazz hazretleri Şafiî âlimlerindendir. 695 (m. 1296)’da  Kâhire’de vefât etti. Bir dersinde buyurdu ki:
Kerâmetler haktır. Mucize ve kerâmet, ikisi de harikulade hâllerdir. Mucizeyi de kerameti de yaratan Allah’tır. Bunu inkâr eden kâfir olur. Mucize, peygamber olduğunu söyleyen kimsenin, doğru söylediğini bildiren şeydir. Mucizeyi Allahü teâlâ yaratmaktadır. Her şeyi Allahü teâlâ yaratmaktadır. Allahü teâlâdan başka yaratıcı yoktur. Şu kadar ki, bu dünyanın ve dünya işlerinin düzgün olması için, Allahü teâlâ, her şeyin yaratılmasını sebeplere bağlamıştır. Bir şeyin yaratılmasını isteyen kimse, o şeyin sebebini kullanır. Sebeplerin çoğu, düşünmekle, tecrübe ile, hesapla bulunacak şeylerdir. Bir şeyin sebebi yapılınca, Allahü teâlâ, o şeyi, dilerse yaratır. Mucize ve keramet böyle değildir. Allahü teâlâ bunları sebepsiz olarak, harika olarak yaratır. Sebebe yapışmak, Allahü teâlânın âdetine uymaktır. Allahü teâlânın sebepsiz yaratması, âdetin haricine çıkmak olur, harika olur.
Mucize, yalnız Peygamberde hasıl olur. Başkasında hasıl olmaz. Herhangi bir kimseyi övmek için (Mucize yaptı) demek, (Mucize olarak kurtuldu) demek, Onun Peygamber olduğunu söylemek olur. Bunda niyete bakılmaz söze bakılır. Herhangi bir kimseye peygamber demek küfür olur. Söyleyenin imanı gider.
Allahü teâlâdan başkasına yaratıcı demek, (falanca yarattı) demek de böyledir. Müslümanlar, böyle tehlikeli şeyler söylememelidir.
İnsanların bütün işleri, âdet-i ilâhiyye içinde meydana gelir. Allahü teâlâ, âdetini bozarak, sebepsiz şeyler de yaratır. Bunlar Peygamberlerden meydana gelirse Mucize, evliyadan meydana gelirse Keramet, diğer müminlerden meydana gelirse Firaset, fâsıklardan meydana gelirse İstidrac, kâfirlerden zuhur ederse Sihir denir.
Hazreti Ömer zamanında yer sarsılmış, zelzele olmuştu. Bunun üzerine Hazreti Ömer, Allahü teâlâya hamd ve sena etti. Bu sırada yer çok şiddetli sallanıyordu. Hazreti Ömer asası ile yere şiddetle vurdu ve; “Sakin ol! Ben sana karşı âdil olmadım mı?” dedi. O anda yer sakin oldu...
Hazreti Ömer, zâhiren ve bâtınen hakîkat üzere idi. Yerde ve yeryüzü sakinleri arasında Allahü teâlânın halîfesi idi. O, insanları, yaptıkları kötü işleri sebebiyle terbiye ettiği gibi, yeri de, ondan sâdır olan iyi olmayan işleri sebebiyle cezalandırıyor ve terbiye ediyordu.
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
617165 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/vehbi-tulek/617165.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT