BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Şahsiyet eğitimi

İsmine şimdilerde 'Değerler Eğitimi' de deniliyor. Okullarımız az ya da çok bu mesele üzerinde duruyorlar, ne var ki bu mesele sadece okulda olacak bir hadise gibi görülürse elbette netice tam manası ile elde edilemez.
Aile en başta bu meselede ilk adımdır ve ana-babalar kendilerinden başlayarak bu meseleye eğilmek mecburiyetindeler. Mesela en büyük şahsiyet eğitimi 'doğruluk'la başlar. Yani yalan söylemenin küçüğü büyüğü yahut pembesi diye bir şey uydurur üzerinde durulmaz ve başvurulursa en büyük darbelerden birisi vurulmuş olur çocuğun şahsiyetine. Allahu teâlâ yalan hariç diğer birçok duyguyu doğuştan hazır olarak yarattıklarına vermiştir.
 
Ve bunların talim terbiye ile hepsinin müspete olumluya çevrilmesi mümkün değildir. Bunların içinden yalan daha sonradan kazanılır maalesef. Bunda da en mühim faktör ana-babalardır. Sevgili Peygamberimiz bir gün bir kadının çocuğunu çağırdığını ve gelirse ona bir şey vereceğini söylemektedir. Âlemlerin Efendisi: "ne vereceksin" deyince anne avucundakini gösterir. Sevgili Peygamberimiz “Şayet bir şey vermeyecek olsa idin çocuğun da olsa yalan söylemiş olurdun" buyurur...
 
Şahsiyet eğitimi sadece bir çocuğun eğitimi değil aynı zamanda bir ülkenin geleceğinin inşası demektir. Millî ve manevi değerlerle yoğrulan bir nesil gerek ferdi planda gerekse içtimai hayatta uzun asırlara damga vuracak bir devletin teşekkül etmesine sebep olacaktır.
Aile, okul, sosyal medya, TV’ler, sivil toplum kuruluşları; kime ne vazife düşüyorsa bu meseleye eğilmek mecburiyetindedirler. Bu konu birilerine ısmarlanarak uzaktan seyredip sonrada menfilikler olumsuzluklar görülünce tenkit etmek, eleştirmek ahkâm kesmek kolaycılığıyla geçiştirilecek bir konu değildir.
Asrımızda artık çok bilmek öncelikli değildir. Evvela şahsiyeti ve karakteri sağlam bir çocuğun yetiştirilmesi asıl olandır. Yani hem makam sahibi olmuş hem adam olmuş bir genç ideal olandır...
         Ahmet Tunahan-İlahiyatçı
 
 
 
ŞİİR
 
               Oğluma
 
Rabbim seni bana ihsan eylemiş,
“Bu kulum gönlünü eylesin” demiş.
Sensiz dünya bana sanki hiç imiş,
Mustafa’m evladım aşığım sana!
 
Yüzünü görmeden bir gün duramam,
Senden ayrı bir saniye kalamam.
Sen olmazsan eğer ben yaşayamam,
Mustafa’m evladım aşığım sana!
 
Sana öz babamın adını verdim.
Seni onun gibi canımdan sevdim.
Olsam da, sensiz ben bir hiç idim,
Mustafa’m evladım aşığım sana!
 
                  Ahmet Teryaki-Hollanda/16 Mart 1988
 
 
 
SAĞLIK OLSUN
 
CİLDE ZARAR VERENLER: *Fazla şeker ve çikolata yemenin her ne kadar cilde zarar verdiği bilimsel olarak kanıtlanmamışsa da, bunların fazlalığı cilt sağlığını koruma açısından iyi sayılmaz. Bunun yerine vitamin ve mineral bulunan yiyecekler daha sağlıklıdır. *Kişisel cilt bakımında bilinçli olmak gerekir. Vücudu, aşırı güneşten, cereyandan korumak, kirli bırakmamak, sıcak soğuk ortama ani geçişler yapmak cildi ister istemez yıpratır. *Kozmetik ve kişisel bakım ürünlerini bilinçsizce tüketmek de cildin deformasyonunu hızlandıran önemli etkenlerdendir. Bu bakımdan nemlendiricileri cildin ihtiyacı olan bölgelere yeteri miktarda sürmek gerekir. *Sivilce gibi, isilik gibi durumlarda cildin o bölgelerini fazla kurcalamak da ciltteki enfeksiyonu artıracaktır. *Gündüz kullanılan kişisel bakım ürünleri ve makyajı temizlemeden yatmak cilde zarar verir. *Sigara ve alkolün cilde vereceği zarar yukarıdakilerin toplamından daha fazladır. Vücuttaki oksijen ve C vitaminini yakarak, cildin yeni ve sağlıklı hücreler üretebilmesi için ihtiyaç duyduğu aminoasitleri yok ederler.
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
619826 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/yetenekli-kalemler/619826.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT