BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Tamam, siz beka değil, menfaat deyin…

Yücel Koç
Facebook
Duyduğum en saçma tepki; Erdoğan niye herkese kafa tutuyor?
Aslında demek istiyorlar ki, “Adamlar ekonomiden vuruyor, olan bizim paracıklara oluyor.”
İyi de kardeşim…
Herkes kendi ülkesinin çıkarlarını koruma peşinde…
Hele ki dünyada kartlar yeniden dağıtılırken…
Kaldırın kafayı da, bakın bakalım yeryüzünde neler oluyor!
Mısır’a, Suudi Arabistan’a, Venezuela’ya bakın mesela…
Dünya, ABD ile Rusya savaşırsa kim kazanır, boşuna mı konuşuyor?
Bu liste uzar gider de, konu dağılmasın…
***
ABD Başkanı Trump’tan, Türkiye’nin menfaatlerini korumasını bekleyecek hâlimiz yok herhâlde...
Putin’den ya da Şi Cinping’den de…
Ülkemizin menfaatini savunacak tek kişi var, kendi Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan.
Ona kızacaksak, ancak “Şuradaki haklarımıza niye sahip çıkmadın?” diye olabilir…
Ülkesini savunan birine “Niye başkalarına kafa tutuyorsun?” diye laf edilir mi?
İşte Doğu Akdeniz…
Boyun eğsek, Akdeniz’de değil sondaj yapmak, balık bile avlatmayacaklar…
Ege’de milim kımıldatmayacaklar.
CHP’li efendilerin dediği gibi, Cumhurbaşkanı da en büyük umutlarımızdan biri olan Akdeniz’deki doğalgaz rezervinden vaz mı geçsin?
Yahut “PKK/PYD cici örgüt. Asla bize saldırmaz. Boş verelim, ne yaparlarsa yapsınlar” mı desin?
***
Cumhurbaşkanı Erdoğan da, Cumhur İttifakı da, devletimiz de bunu demez zaten…
Fakat bunları söyleyen zihniyet, sakat…
Bilinçaltlarındaki manda ezikliğinden kurtulamadılar bir türlü…
Hani başımıza musallat edilmiş terör örgütleri ve bilumum darbeci vesayetçilerin ‘halkın zihninde doğru ile yanlışları yer değiştirme’ maharetinden bahsediyoruz ya hep…
Topluma uygulanan algı operasyonları, onların marifeti…
İngiliz efendileri, Sam amcaları öyle kodlamış vakti evvel…
Bunlara kalsa götür ülkenin anahtarını emperyalistlere teslim et.
Onlar ne derse sözünden çıkma…
Geri kalmışlık, sefalet kimin umurunda…
Öyle gelmedik mi 2000’lere !..
***
Burnumuzun dibine ileride Büyük İsrail’in parçası olacak terör devleti kurulmaya çalışılırken ‘beka meselesi yok’ deyip, üstüne üstlük o terör örgütü ile ittifak yapanlar gün gibi ortada...
Zannetmeyin ki, sırf belediye başkanlığı koltuğu kazanıp, çöp toplamaya, yol yapmaya talipler…
Bunun için kimse terör örgütleri ile kol kola girmez hanımlar, beyler...
Arkasında ne hesap var, Allah korusun, öyle bir şey yaşarsak görürüz.
Ülkemizde yaşayıp Batı’dan yemlenen taşeronların yaptıklarına değil ama…
Siz bunların istediklerini yaparsanız, asıl ona şaşarım.
***
Bilesiniz ki, beka riski yaşadığımız günümüz dünyasında Sisi elbette darbe de yapacak, adam da asacak…
ABD’si, Avrupa’sı ona sahip de çıkacak…
Suud Prens cinayetler işleyecek, İsrail’in yanında durup İslam dünyasını satacak.
Boşuna mı getirildiler oraya?
Bunların hepsi normal…
İçimizde olanlar da…
Asıl bu çetrefilli dönemde biz ne yapacağız, bu süreci nasıl atlatacağız ve buradan nasıl güçlü çıkacağız, ona bakalım.
Buna beka değil, ülkemizin menfaati meselesi deseniz de olur.
 
***************
 
Ezan protestosu
 
CHP ve HDP birlikte organizasyon yapmışsa, orada durup, iyi düşünmek lazım.
8 Mart’ta İstiklal Caddesi’nde yürüyen kadınların, ezana gösterdikleri hürmetsizlikten bahsediyorum.
Çevredeki esnafın anlattığına göre, ezan okunmaya başlayınca çığlık ve düdük seslerini daha da yükseltip, bastırmaya çalışmışlar.
Onlardan da bu beklenir, şaşılacak şey değil.
Fakat, sonrasında bizim mahalleden gelen “Ezanı değil, önlerini kesen polisi protesto etmişler” açıklamaları kafa bulandırdı ve herkes gerçeğin ne olduğunu anlamaya çalıştı.
Olan şuydu; araya provokatörler karışmıştı.
Tıpkı Gezi’deki gibi…
Elbette tamamının niyeti bu değildi ama, aralarında ezanı bastırmaya çalışanlar vardı.
Yani, yeni bir provokasyon denemesiydi.
Şükür ki, önemli bir badireye dönüşmeden atlatıldı.
***
Tuhaf olan şudur; aynı filmi tekrar tekrar izliyoruz ve çözmekte nedense hep zorlanıyoruz.
Gezi’den şerbetliyiz üstelik...
Kabul edilebilir bir gerekçe ile kalabalığı topla ve eylemi başka bir şeye dönüştür.
İstiklal’de denenen de budur…
Son yıllarda tamamen proje ürünü, ahlaksızlığın ve iğrençliğin dibini bulmuş afişlerle sokağa salınan kadınların böyle bir hadisede kullanılmasını anlayabilirim…
Lakin bu kadınların tamamen masum, İslami inanca saygılı, hiçbir art niyet taşımayan, sadece kadınların haklarını savunmak için oraya doluştuklarına bizi ikna etmeye çabalayan arkadaşlara ikazım ve itirazım var.
Elbette, provokatörlerin tuzağına düşülmemesi ve olayın soğutulması doğru olan ama…
Oradakiler de sütten çıkmış ak kaşık değil, bilesiniz.
  • Facebook'ta paylaş
  • Twitter'da paylaş
  • Twitter'da paylaş
607006 https://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/yucel-koc/607006.aspx
YORUMLAR ARKADAŞINA ÖNER
loading
Kapat
KAPAT