İneklerin dili birdenbire maviye döndü! Korkutan salgın alarmı
İngiltere'deki çiftlikleri "mavi dil" salgını vurdu.
Koyun ve sığırlarda dilin mavileşmesine, baş bölgesinde şişmeye ve ağır vakalarda ölüme yol açabilen virüste vaka sayısı rekor seviyeye ulaştı.
MAVİ DİL HASTALIĞI NEDİR?
Afrika kökenli mavi dil, başta koyun ve sığırlar olmak üzere çiftlik hayvanlarını etkileyen viral bir hastalık. Virüs doğrudan hayvandan hayvana değil, küçük ısırıcı sinekler (midges) aracılığıyla taşınıyor.
Hastalığa yakalanan hayvanlarda yüksek ateş, ağız içinde yaralar, baş ve yüz bölgesinde şişlik ile topallık görülebiliyor.
Ağır vakalarda dil şişerek ağızdan dışarı çıkabiliyor ve oksijen yetersizliği nedeniyle mavi-mor bir renk alabiliyor. Hastalık bazı hayvanlarda ölümle sonuçlanabiliyor.
İngiltere'deki mevcut salgından BTV-3 olarak adlandırılan mavi dil virüsü serotipi sorumlu. Ülkede ilk kez 2023 yılında tespit edilen virüs, insanlara bulaşmıyor ve gıda güvenliği açısından risk oluşturmuyor.
ÜÇ AYDA 2 BİN 201 VAKA
İngiltere Çevre, Gıda ve Köyişleri Bakanlığının (Defra) verilerine göre 1 Temmuz'da başlayan 2026-2027 mavi dil sezonunda şimdiye kadar 2 bin 201 vaka kaydedildi.
Vakaların 1.103'ü yalnızca eylül ayında ortaya çıktı. Böylece henüz üç ayı geride kalan mevcut sezon, vaka sayısında önceki üç sezonun toplamını aştı.
Defra'nın her bir "vaka"yı en az bir enfekte hayvanın bulunduğu işletme olarak kaydetmesi nedeniyle hastalığa yakalanan gerçek hayvan sayısının açıklanan rakamdan çok daha yüksek olabileceği duyurdu.
SİVRİSİNEK DEĞİL, ISIRICI SİNEKLER TAŞIYOR
Hastalığın yayılmasında küçük ısırıcı sinekler (midges) rol oynuyor. Mavi dil virüsünün BTV-3 olarak adlandırılan türü İngiltere'de ilk kez 2023 yılında tespit edildi.
Afrika kökenli virüs son 20 yılda Avrupa'da giderek daha geniş bir alana yayıldı. Bu yaz hastalık ilk kez İskoçya'ya da ulaştı ve ülkenin kuzeydoğusundaki Aberdeenshire bölgesine kadar ilerledi.
ÇİFTÇİLER "SÜREKLİ TEYAKKUZDA"
Ulusal Çiftçiler Birliği (NFU) Başkan Yardımcısı Robyn Munt, salgın nedeniyle üreticilerin hayvanlarını sürekli kontrol etmek zorunda kaldığını söyledi.
Çiftçilerin hayvanlarını mavi dile karşı aşılatabildiğini belirten Munt, aşılara ulaşmanın ise talebe bağlı tedarik sistemi nedeniyle zorlaştığını ifade etti.
Munt, kuraklığın oluşturduğu mali yükün üzerine aşılama ve hastalanan hayvanların tedavi masraflarının da eklendiğini belirterek salgının çiftlikler üzerindeki ekonomik baskıyı artırdığını söyledi.
UZMANLAR SICAKLIKLARA İŞARET ETTİ
Uzmanlara göre salgının yayılmasında artan sıcaklıklar önemli rol oynuyor. Virüsün bulaşma hızının çevre sıcaklığıyla doğrudan bağlantılı olduğu, daha ılıman kışlar ve sıcak yazların hastalığı taşıyan sineklerin daha kuzey bölgelerde yaşamasına imkan sağladığı ifade edildi.
Enerji ve İklim İstihbarat Birimi Kıdemli Analisti Tom Cantillon, İngiltere'nin birçok bölgesindeki sıcaklıkların virüsün taşıyıcı sineklerde gelişmesine uygun seviyelerde kaldığını dile getirdi:
"Bir zamanlar burada hayatta kalamayan zararlılar ve patojenler artık kendilerine yuva kurabiliyor. Bu durum yalnızca çiftçileri değil, tüm kamuoyunu derinden etkileyecek."
