İsrail'in yeni ölüm algoritması ifşa oldu! Filistinlilerin telefonuna sızdılar
İsrail ordusunun Gazze'de yürüttüğü soykırımın ve sivilleri katletmek için devreye soktuğu karanlık teknolojilerin iç yüzü, İsrailli sinemacıların objektifinden dünya kamuoyuna yansıdı. The Washington Post'un da geniş yer verdiği belgeselde, sivil kayıpların nasıl sıradanlaştırıldığı ve ölümcül saldırıların dijital sistemlerle nasıl yönetildiği, İsrailli askerlerin kendi anlatımlarıyla aktarıldı.
İsrail ordusunun Gazze'deki soykırımda yapay zeka sistemlerini nasıl kullandığı, İsrailli sinemacıların hazırladığı "NAZA" belgeseliyle yeniden gündeme geldi.
The Washington Post'un haberine göre belgesel, İsrail ordusunda görev yapmış ve kimlikleri gizli tutulan 24 askerin tanıklıklarını içeriyor. Filmde yer alan askerler, Filistinlilerin telefonlarının izlenmesinden yapay zeka destekli hedef listelerinin hazırlanmasına kadar çeşitli uygulamaları anlattı.
"SAVAŞIN BAŞINDA HER ŞEYİ BOMBALADIK"
Filme adını veren "NAZA", İbranice "nezek agavi" ifadesinin kısaltması. Türkçede "yan hasar" anlamına gelen bu terim, askeri saldırılarda hayatını kaybetmesi öngörülen sivillerin sayısını tanımlamak için kullanılıyor.
Belgeselde konuşan bir asker, bu hesaplamalarda çocuklarla yetişkinler arasında ayrım yapılmadığını öne sürdü.
Bir başka asker ise 20'den az sivilin ölümüne yol açması beklenen hedefler için özel onay gerekmediğine değindi:
"Savaşın başında her şeyi bombaladık. NAZA bir sorun değildi"
"TEK BİR HEDEF İÇİN 500 SİVİLİN ÖLÜMÜNE ONAY"
Kimliği gizlenen bir asker de 500 sivilin hayatını kaybedebileceği öngörülmesine rağmen bir operasyon için onay verildiğini anlattı.
FİLİSTİNLİLERİN TELEFONLARINA SIZMIŞLAR
Belgeselde İsrail istihbaratının Gazze'deki Filistinlileri izlemek için kullandığı yöntemler de anlatıldı.
Bir kaynak, cep telefonlarının kamera ve mikrofonlarına erişilerek Filistinlilerin dinlendiğini açıkladı.
"Her söylediklerini duyduğunuz için biraz Tanrı gibi hissediyorsunuz" diyen kaynak, kişilerin günlük hayatlarının yakından takip edildiğini aktardı.
Askerlerden birinin iddiasına göre bu yöntemler, hedef alınan kişilerin ne zaman evlerine döndüğünü belirlemek amacıyla da kullanıldı.
"BABA NEREDE?" SİSTEMİYLE AİLELER HEDEFTE
İsrail istihbaratının Gazze'de kullandığı yöntemlerden biri de "Baba nerede?" olarak adlandırılan takip sistemi oldu.
Filistinliler, aileleriyle birlikte bulundukları evlerde hava saldırılarının hedefi haline getirildi.
Belgeselde konuşan İsrailli bir asker, hedef alınan Filistinlilerin evlerine ne zaman döndüğünü belirlemek için çocuklarının telefonlarına sızıldığını anlattı.
İsrail istihbaratının aile bireylerinin telefonlarını takip ederek saldırı zamanını belirlediğini aktaran asker, "Telefonunu hackliyorsun ve sonra onu öldürüyorsun" diyerek yöntemi tarif etti.
YAPAY ZEKA İLE ÖLÜM LİSTELERİ HAZIRLANDI
İsrailli askerlerin itiraflarına göre ordu, Gazze'de hedef belirlemek amacıyla yapay zeka destekli sistemlerden yararlandı.
Belgeselde konuşan bir kaynak, Hamas'la bağlantılı olabileceği değerlendirilen Filistinlilerin listelendiği bir veri tabanı oluşturulmasında görev aldığını anlattı.
İSRAİLLİ ASKERDEN SOYKIRIM İTİRAFI
Belgeselde bazı askerler, Gazze'deki saldırıların niteliğini de sorguladı.
Röportaj yapılan askerlerden biri, yaşananların soykırıma dönüştüğünü kabul ederek, "Bu şeyleri gerçekten oldukları gibi tanımlamak zorundayız" dedi.
Bir başka asker ise ordudaki rolünü "Ben sadece küçük bir dişliyim" sözleriyle anlattı.
Filmin son bölümlerinde bir askerin Gazze'deki saldırıları Holokost ile karşılaştırması da yer aldı:
"Hala Nazileri kötü olarak görüyorum. Ancak bu benim ne olduğum anlamına gelir?"
NETANYAHU DELİYE DÖNDÜ
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, belgeseli "küresel antisemit kışkırtmanın" bir parçası olarak nitelendirerek hedef aldı.
VENEDİK'TE 25 DAKİKA AYAKTA ALKIŞLANDI
"NAZA", eylül ayında Venedik Film Festivali'nde gösterildi ve 25 dakika boyunca ayakta alkışlanmıştı.
Film, daha önce Batı Şeria'daki Filistin köylerinin yıkımını konu alan Oscar ödüllü "No Other Land" belgeselinde de birlikte çalışan Abraham ve Szor'un yeni yapımı olarak sinemaseverlerle buluştu.
YÖNETMENLERE VATANDAŞLIK TEHDİDİ
Belgeselin ardından yönetmenlere yönelik tehditler de gündeme geldi.
The Washington Post'un haberine göre İsrailli sinemacılar Ari Folman ve Nadav Lapid'in de aralarında bulunduğu 2 binden fazla kişi, Abraham ve Szor'a destek veren bir dilekçeye imza attı.
Uluslararası Belgesel Derneğinin İsrail hükümetine yönelik çağrısını ise oyuncular Mark Ruffalo ve Javier Bardem de destekledi.
Geçen ay Rachel Szor'un ailesinin İsrail'deki evinin çevresinde sağcı protestocular toplandı. Abraham ise güvenlik endişeleri nedeniyle evine dönememekten korktuğunu anlattı.
Yönetmen Yuval Abraham yaptığı açıklamada, "Gazze'de yaşananların dehşetini anlamak için İsrailli askerlerden bir şey duymanıza gerek yok. Devam etmelerinin nedenlerinden biri, hala birçok insanın bunları inkâr etmesidir. Umutlarımızdan biri, bu filmi yaparak bu inkarı biraz daha zorlaştırmaktır." dedi.
Abraham, Filistinli gazetecilerin karşı karşıya kaldığı tehlikeye de işaret ederek "Gazze'deki Filistinli bir gazetecinin bizim yaptığımızı yapmaya çalışıp üst düzey İsrailli yetkilileri aradığını hayal edin. Hiçbir kıyaslaması yok. Büyük olasılıkla öldürülürlerdi" yorumunda bulundu.
