Yunan basınından Mavi Vatan itirafı! Atina 'emsal'den korkuyor
Doğu Akdeniz'de Türkiye'nin "önceden koordinasyon" şartı Atina'yı köşeye sıkıştırdı. Fransa'nın da devreye girdiği deniz altı elektrik kablosu projesini inceleyen Yunan basını, Ankara ile kurulacak koordinasyonun gelecekte Türkiye'nin deniz yetki alanları konusunda "emsal" oluşturmasından endişe edildiğini yazdı.
Deniz altı elektrik kablosu projesini hayata geçirmek için uzun süredir çıkış yolu arayan Yunanistan, son olarak Fransa'nın projeye dahil olmasına bel bağlamıştı. Ancak Atina'nın hesabında bu kez "emsal" endişesi öne çıktı.
Yunan basını, Türkiye ile kurulabilecek muhtemel bir koordinasyonun gelecekte Ankara lehine örnek teşkil etmesinden çekinildiğini yazdı.
Gazete, Yunan tarafının endişesini aktarırken, "gelecekteki faaliyetler için emsal oluşturabilir" ifadesini kullandı.
Atina'nın özellikle "bildirim" ile "koordinasyon" arasındaki ayrıma önem verdiği ve Türkiye ile kurulabilecek bir mekanizmanın ileride benzer çalışmalar açısından örnek gösterilmesinden çekindiği aktarıldı:
"Yunanistan açısından endişe yalnızca doktrinin terminolojisi değil, deniz iddialarının iç hukuk yoluyla daha da kurumsallaşması ihtimalidir.
Ankara, GSI kapsamındaki çalışmalar öncesinde taraflar arasındaki iletişimin yazılı olarak yapılmasını ve sürecin "mutabakat" çerçevesinde yürütülmesini bekliyor. Bununla birlikte Türkiye'nin talebi resmi bir "izin başvurusu" yapılması değil, kendi kıta sahanlığı olarak gördüğü alanlardaki faaliyetlerin önceden koordine edilmesi.
Atina ise bu yaklaşımın ileride Türkiye'nin bölgedeki yetki iddialarına dayanak oluşturmasından endişeli. Yunanistan Dışişleri Bakanı Yorgo Gerapetritis, NAVTEX'in yalnızca deniz faaliyetleri ve güvenliğine ilişkin bir bildirim olduğunu savunarak, Türkiye'nin herhangi bir onay veya lisans yetkisinin tanınmadığı görüşünü dile getiriyor.
ATİNA'NIN ENDİŞESİ: "TÜRK YETKİ HAKLARININ KANITI OLABİLİR"
Taraflar arasındaki görüş ayrılığının merkezinde de tam olarak bu nokta bulunuyor: Ankara "önceden koordinasyon ve mutabakat" derken Atina, sürecin yalnızca "bildirim" düzeyinde kalmasını istiyor. Miçotakis yönetimi, kabloyu çevreleyen operasyonel bir düzenlemenin gelecekte Türk yetki haklarının kanıtı olarak gösterilebileceğinden endişe ediyor."
Yunan gazetesi, ayrıca Türkiye'nin talebini "kıyı devleti" sıfatıyla ortaya koyduğunu ve Ankara'nın söz konusu alanlarda izinsiz olarak değerlendirdiği faaliyetlere müsaade etmeyeceğini hatırlattı.
MAVİ VATAN İÇİN DE "EMSAL" ENDİŞESİ
Kablo projesi ile Mavi Vatan tartışmasının aynı noktada kesiştiğini belirten To Vima, "GSI ve önerilen yasa emsal düzeyinde kesişmektedir" ifadesini kullandı.
Yunan basınından Türkiye itirafı! "Miçotakis yönetimi pes etti, inisiyatif Fransa'ya geçti"
MSB NE DEMİŞTİ?
Milli Savunma Bakanlığı, geçtiğimiz günlerde "Uluslararası hukuk uyarınca kıta sahanlığımızda icra edilecek her türlü kablo/boru döşeme veya bilimsel araştırma faaliyetlerinin kıyı devleti olan ülkemizle önceden koordine edilmesi gerekmektedir. Ülkemiz Doğu Akdeniz'de KKTC ve Libya ile akdettiği Deniz Yetki Alanı Sınırlandırma Anlaşmaları ile şekillenen ve 18 Mart 2020 tarihinde Birleşmiş Milletlere deklare ettiğimiz kıta sahanlığında kıyı devleti olmaktan kaynaklanan hak ve yetkileri çerçevesinde kıta sahanlığımızda izinsiz hiçbir faaliyete izin vermeyecektir" açıklamasında bulunmuştu.
