Patron WhatsApp'ı ele geçirdi! Yargıtay'dan işçiyi koruyan emsal karar
Yargıtay, kapalı bir WhatsApp grubundaki yazışmaların başka bir çalışan tarafından gizlice ele geçirilerek işverene sunulması üzerine işten çıkarılan işçiye ilişkin emsal kararında, hukuka aykırı yollarla elde edilen özel mesajların iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedilmesine dayanak yapılamayacağına hükmetti.
Türkiye Gazetesi yazarı İsa Karakaş, konuyu bugünkü köşesine taşıdı ve detaylara yer verdi.
İşte Karakaş'ın yazısı:
DAVA NE ÜZERİNE AÇILDI?
İşçi satış takım lideriydi. Kendisinin ve arkadaşlarının olduğu dışarıya kapalı WhatsApp grubundaki yazışmalar, başka bir işçi tarafından haberi olmadan işverene iletildi. İşveren bu yazışmaları gerekçe göstererek işçiyi tazminatsız kovdu.
İşçi “yazışmalar hukuka aykırı elde edildi, feshe dayanak olamaz” dedi. Ayrıca fazla çalışma yaptığını, karşılığını alamadığını ileri sürdü. Kıdem, ihbar, haksız fesih tazminatı ve fazla mesai istedi.
İşveren ise “işçi grupta kaba ve çirkin sözler kullandı, savunması alındı, haklı nedenle kovuldu” dedi. Fazla çalışma ya serbest zamanla ya da bordroyla ödendiğini savundu.
YEREL MAHKEME NE KARAR VERDİ?
Mahkeme grubun genele açık olmadığını tespit etti. İşveren iddiasını yazılı belgeyle ispatlayamadı. Tanıklar da olumsuz yazışma olmadığını söyledi. Bu yüzden fesih haklı nedene dayanmıyordu. İşçiye kıdem ve ihbar tazminatı verildi. Haksız fesih tazminatı şartları oluşmadığı için reddedildi.
Fazla çalışma konusunda tanıkların ortalaması alındı. Haftada 10 saat fazla mesai kabul edildi. Bu alacak da hükme bağlandı.
İSTİNAF MAHKEMESİ NE DEDİ?
İşveren karara itiraz etti. Bölge Adliye Mahkemesi ispat yükünün işverende olduğunu hatırlattı. Dosyadaki tek ekran görüntüsünün muhatabı belli değildi. İşverene veya bir işçiye yönelik hakaret içermiyordu. Bu nedenle fesih haklı sayılmadı. Kıdem ve ihbar kabulü onaylandı. Fazla mesai yönünden de bilirkişi raporu yeterli bulundu. İtiraz esastan reddedildi.
YARGITAY NE KARAR VERDİ?
Yargıtay, hukuka aykırı şekilde elde edilen WhatsApp yazışmalarının feshe gerekçe yapılamayacağını kesin bir dille belirtmiştir. Gizlilik ihlaliyle ele geçirilen bu kayıtlar haklı neden oluşturmaz. Bu sebeple yerel mahkemenin işçiye kıdem ve ihbar tazminatı verilmesi yönündeki kararı isabetli bulunarak onanmıştır. Diğer yandan;
- Giydirilmiş Ücret Hesabı Yönünden (Bozma): Hesaplamalarda yapılan usul hatası Yargıtay'ın gözünden kaçmamıştır. Kıdem ve ihbar tazminatına esas alınacak giydirilmiş ücret eklerinin tespitinde, fesih tarihinden geriye doğru son 1 yıllık ödemelerin aylık ortalamasının alınması gerekir. Mahkemenin geriye doğru 1 yıl yerine, geçmişteki belirli ayları (2022 yılı 1. ila 9. aylar arası) dikkate alması hatalı bulunmuştur. Ayrıca bozma sonrası yapılacak hesapta, kararı sadece işveren temyiz ettiği için işverenin usuli kazanılmış hakkının korunması gerektiği ihtar edilmiştir.
- Fazla Çalışma Ücreti Yönünden (Bozma): Yargıtay, fazla mesai alacaklarında ispat kurallarının çok sıkı uygulanması gerektiğinin altını çizmiştir. İşçinin imzasını taşıyan bordrolar, sahteliği kanıtlanıncaya kadar kesin delildir. İşçi ihtirazı kayıt koymadıysa, daha fazla çalıştığını ancak yazılı belgeyle ispatlayabilir. Somut olayda işçinin dava dilekçesinde çalışma saatlerini somutlaştırmadığı, genel ifadeler kullandığı görülmüştür. Tanık beyanlarında ise fazla çalışmaların sürekli değil; "bazı durumlarda", "denetleme olduğunda" gibi arızi (istisnai) zamanlarda yapıldığı ifade edilmiştir. İşçinin, işverence ödenen miktardan daha fazla çalıştığını gösterir somut bir delili olmadığından, fazla çalışma ücreti talebinin tamamen reddedilmesi gerekirken kabul edilmesi hatalı bulunmuş ve karar bu yönden bozulmuştur.
HASILIKELAM: "Evdeki hesap çarşıya uymaz" misali, işverenlerin fevri kararlarla ve hukuka aykırı yollardan elde edilen özel yazışmaları dayanak yaparak işçi çıkarması hukuki bir duvara çarpmaktadır. "Eğri cetvelden doğru çizgi çıkmaz" atasözümüzde olduğu gibi, hukuka aykırı yollarla elde edilen delillerle de haklı bir fesih yapılamayacağı bu kararla bir kez daha mühürlenmiştir.
Bu tarihi karar, dijitalleşen dünyada özel hayatın gizliliğinin ve hukuka uygun delil elde etme zorunluluğunun iş hukukundaki sarsılmaz kalesidir. İşverenler ne kadar haklı görünürlerse görünsünler, işçilerinin rızası dışındaki gizli WhatsApp yazışmalarını bir sopa gibi kullanamazlar. Hak, haklı yoldan aranmalıdır; aksi hâlde "kaş yaparken göz çıkarılır" ve haksız duruma düşülür.
Diğer taraftan karar, adaletin çift taraflı bir kılıç olduğunu gösterir. İşçi de soyut iddialarla, net çalışma saatlerini ortaya koymadan ve somut delil sunmadan havada kalan iddialarla fazla mesai ücreti talep edemez. Herkes emeğinin de hakkının da sınırını hukuk dairesinde bilmelidir.

