17 Ağustos depremini yıllar sonra anlattı! Enkazda kaldı, hataya tutundu: ‘20 saat 20 yıl gibi geçti’
17 Ağustos 1999 Gölcük depreminde Eskişehir'de yıkılan tek bina Tarhan Apartmanı'nın enkazından 20 saat sonra çıkarılan Meral Şurabatır, korku dolu anları anlattı. Şurabatır “Aradan 27 yıl geçti ama hâlâ ilk günkü gibi acısı çok taze. 20 saat bana 20 yıl gibi geçti. Benim kayıplarım da oldu; ağabeyimi, teyzemi kaybettim. Bu sebeple Ağustos ayını hiç sevmiyorum” dedi.
17 Ağustos 1999 Gölcük Depremi'nin hissedildiği Eskişehir'de yıkılan tek bina Tarhan Apartmanı'nın enkazından 20 saat sonra çıkarılan Meral Şurabatır, yaşadıklarını anlattı.
Depremde ağabeyini ve teyzesini kaybeden Meral Şurabatır “Enkazda kaldığım 20 saatlik hayat mücadelesini kazandım ve şu an buradayım. Aradan 27 yıl geçti ama hâlâ ilk günkü gibi acısı çok taze. Ağustos ayını hiç sevmem” dedi.
7,4 büyüklüğündeki Gölcük depreminin Eskişehir’de hissedildiği 8 katlı Tarhan Apartmanı'nın yıkılması sonucu 33 kişi hayatını kaybetti. Deprem zamanı 16 yaşında olan Meral Şurabatır, binanın 4'üncü katındayken enkaz altında kaldı.
ENKAZDAN 20 SAAT SONRA ÇIKTI
Ekiplerin saatler süren çalışmaları sonucunda Şurabatır, 20 saat sonra enkazdan sağ olarak çıkarıldı.
Üzerinden 27 yıl geçti, acısı geçmedi! 17 Ağustos Marmara Depremi'nde ölenler unutulmadı
“AĞUSTOS AYINI HİÇ SEVMİYORUM”
Şu anda 42 yaşında olan Meral Şurabatır, o günü anlattı:
Eskişehir'de yıkılan tek binadaydım. Oraya misafir olarak gitmiştim. Enkazda kaldığım 20 saatlik hayat mücadelesini kazandım ve şu an buradayım. Aradan 27 yıl geçti ama hâlâ ilk günkü gibi acısı çok taze. Unutulmuyor ya da en azından biz unutmuyoruz. Unutanlar tabii ki var. 17 Ağustos dediğimizde, 'Neydi ki?' diyenler var. 'Ateş düştüğü yeri yakar' diye bir laf vardır, gerçekten öyle. Benim kayıplarım da oldu; ağabeyimi, teyzemi kaybettim. Bu sebeple Ağustos ayını hiç sevmiyorum.
“İNSANLAR ÇIĞLIK ÇIĞLIĞA BAĞIRIYORDU”
Enkaz altında teyzemle birlikteydik. Deprem olduğunu ve binamızın yıkıldığını bana teyzem söyledi, ben o şekilde anladım, çünkü ne olduğunu anlamamıştım. Aynı evde ağabeyim de vardı. Ağabeyimden yardım istiyordum. Üzerime dolap düştüğünü düşünüyordum, dolabı kaldırmasını istiyordum. O ara teyzem söyledi, 'Meral bağırma, deprem oldu ve binamız yıkıldı, enkaz altındayız, bize kimse yardım edemez' diye söyledi. İlk saatler enkaz altından sürekli yardım sesleri geliyordu, insanlar çığlık çığlığa bağırıyordu, ağlayan bebek seslerini duydum. İnanılmaz kötü durumdu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan '17 Ağustos' mesajı
“20 SAAT BANA 20 YIL GİBİ GEÇTİ”
Zaman geçtikçe yardım sesleri, çığlıklar kesilmeye başladı. İnsanların teker teker öldüğünü düşündüm ki öyle, çünkü kurtulan sayısı çok çok az. Bildiğime göre ben son çıkan kişiymişim, benden sonra çıkan olmamış. Sekiz katlı binanın dördüncü katındaydık. Teyzemle aynı yatakta yattığım için yanımdaydı. Teyzem yaşıyordu, ben çıktıktan sonra vefat etmiş. Ağabeyimle aynı odadaydık, karşı yatağımda yatıyordu. Doktorların söylediğine göre ağabeyim o an vefat etmiş. 20 saat bana 20 yıl gibi geçti. Gerçekten içeride zaman hiçbir şekilde geçmiyor, saat kavramı diye bir şey yok, ışık diye bir şey yok, her yer kapkaranlık. Hava yok, oksijen yok, nefes alamıyoruz. Üzerimizde kolonlar var, hareket edemiyoruz. 20 saat bu şekilde kurtarılmayı bekledim.
“ELİMİ ÇIKARMIŞTIM, TUTTU”
En son bize ulaştıklarında kepçenin sesini hissettim. Hatta teyzemle, 'Sanırım bizi buldular, üzerimizde kepçe var' demiştik. Sonra insanların seslerini yavaş yavaş duymaya başladım. O dönemin sivil savunma ekibinde olan Bayram ağabeyim, buradan çok selamım olsun, ben elimi çıkarmıştım ve o elimi tuttu. Zaten o elimi tuttuktan sonra dedim ki, 'Evet, buraya kadar bitti, kurtuldum, yaşayacağım.' Büyük bir alkış kıyamet içinde çıktım ama tabii teyzem benim kadar şanslı olamadı, teyzem ambulansta vefat etmiş.
17 Ağustos 1999 sabahı meydana gelen Kocaeli/Gölcük merkezli deprem, Türkiye tarihindeki en büyük depremlerden birisi olarak kayıtlara geçti. 7,4 büyüklüğündeki deprem Kocaeli dışında birçok ilde hissedildi. Resmi raporlara göre, depremde 17 bin 480 kişi hayatını kaybederken, 23 bin 781 kişi yaralanmıştı.
