Fon soruşturmasında İsmail Saymaz, Murat Ağırel ve Şaban Sevinç şüpheli sıfatıyla ifade verecek
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, yürütülen fon soruşturması kapsamında gazeteciler İsmail Saymaz, Murat Ağırel ve Şaban Sevinç hakkında soruşturma başlattı. Başsavcılık, üç gazetecinin kamuoyunu yanıltıcı nitelikte açıklamalar yaptıkları gerekçesiyle şüpheli sıfatıyla ifadelerinin alınmasını istedi.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, yürütülen fon soruşturmasıyla bağlantılı olarak basın ve sosyal medya üzerinden yapılan paylaşımlar hakkında düğmeye bastı.
Başsavcılık'tan yapılan resmi açıklamada, kamuoyunu yanıltıcı nitelikteki açıklamaları nedeniyle gazeteciler İsmail Saymaz, Murat Ağırel ve Şaban Sevinç'in "şüpheli" sıfatıyla ifadelerinin alınması için talimat verildiği duyuruldu.
Cumhuriyet Başsavcılığı’nın konuya ilişkin yaptığı açıklama şu şekilde:
"Cumhuriyet Başsavcılığımızca yürütülmekte olan fon soruşturmasına ilişkin olarak basın yayın organları ve sosyal medya üzerinden kamuoyunu yanıltıcı nitelikle yaptıkları açıklamalar nedeniyle İsmail Saymaz, Murat Ağırel ve Şaban Sevinç’in şüpheli sıfatıyla ifadeleri alınmak üzere hazır edilmeleri talimatı verilmiştir"
Bakan Ömer Bolat'tan fon iddialarına 'hodri meydan'... "50'den fazla bankaya sorun"
NE OLMUŞTU?
Ticaret Bakanlığı, fon soruşturması kapsamında Ticaret Bakanı Ömer Bolat'a yönelik ifadeleri ve sosyal medya paylaşımları nedeniyle İsmail Saymaz ve Murat Ağırel hakkında suç duyurusunda bulunmuştu.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına sunulan suç duyurusu dilekçesinde, Saymaz ve Ağırel'in katıldıkları bir televizyon programında, Bakan Bolat'a yönelik sarf ettikleri iddialara yer verilmişti.
Saymaz ve Ağırel'in, "kurgusal ve asılsız bilgileri manipülatif bir şekilde iç içe geçirip alenen yayarak, kamuoyu nezdinde Bakan Bolat'ın bahse konu hukuka aykırı fiili bizzat işlediği yönünde kasıtlı bir algı ve intiba oluşturmaya çalıştığı" belirtilen dilekçede, televizyon yayınının ardından sosyal medya mecralarında kamuoyunun yanıltılmasına sebebiyet verilmeye devam edildiği vurgulanmıştı.
Saymaz ve Ağırel'in planlı ve gerçeğe aykırı eylemlerinin "kişisel verileri hukuka aykırı olarak yayma", "hakaret", "iftira" ve "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" suçlarını oluşturduğu ifade edilen dilekçede, şunlar kaydedilmişti:
"Yapılan paylaşımlar ile bakanlığımızın toplum nezdindeki saygınlığının azaltılması amaçlanmıştır. Ayrıca yapılan bu saldırılar, sayın bakanımızın şahsında esasen devlet tüzel kişiliğini hedef almış açıklamalardır. Devlet ve kurumlarını yıpratmaya yönelik olan ve devlet aleyhine yapılan bu tür saldırıların cezalandırılması anayasal düzen ve demokratik hukuk devletinin korunması için bir gerekliliktir. Bakanlığımız milli yararı gerçekleştirmenin en üst makamlarından olmakla birlikte devlet tüzel kişiliğinin de temsil makamıdır. Dolayısıyla hem bakanlığımızın hem de devletin manevi şahsiyetini alenen tahkir eden kişilerin cezalandırılmasının devlet yararına olduğu şüphesizdir."
