Google Linke Tıkla, Türkiye Gazetesi'ni Google Favorilerine Ekle!

Yalan tanıklık, kayıp telefon ve yok edilen kayıtlar... İşte eski Bakan Denizolgun'un ölümüne ilişkin iddianamenin detayları

Yalan tanıklık, kayıp telefon ve yok edilen kayıtlar... İşte eski Bakan Denizolgun'un ölümüne ilişkin iddianamenin detayları
Başlık ResmiYalan tanıklık, kayıp telefon ve yok edilen kayıtlar... İşte eski Bakan Denizolgunun ölümüne ilişkin iddianamenin detayları

Arif Ahmet Denizolgun'un şüpheli ölümüne ilişkin hazırlanan iddianame, dosyadaki çarpıcı ayrıntıları ortaya çıkardı. Ölümün ardından telefonun kaybolduğu, otopsi videosunun bulunamadığı ve bazı ifadelerin HTS kayıtlarıyla çeliştiği belirlendi.

Kaydet
|

Eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun'un 2016'daki şüpheli ölümüne ilişkin soruşturma tamamlandı. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede 6 sanık hakkında çeşitli suçlardan hapis cezası istendi.

Dosyada, olay günü verilen ifadelerle HTS kayıtları arasındaki çelişkilerden Adli Tıp'taki otopsi kayıtlarına, Denizolgun'un kayıp telefonuna kadar dikkat çeken ayrıntılar yer aldı.

DOKTORUN İFADESİ HTS KAYITLARIYLA ÇELİŞTİ

Denizolgun'un ölümüne ilişkin hazırlanan iddianamede en dikkat çeken isimlerden biri, maktulün özel doktoru olduğu belirtilen Nurettin Demirkol oldu.

Demirkol, 26 Ağustos 2026'da “tanık” sıfatıyla verdiği ifadesinde Denizolgun'un özel doktoru olmadığını, çiftliğe gittiğinde yalnızca Murat B. ile yabancı uyruklu bir kişinin bulunduğunu ve Denizolgun'un yüzünde ya da vücudunda kan görmediğini söyledi. Demirkol ayrıca ölümü şüpheli bulmadığını savundu.

ÖNERİLEN HABERLER
Arif Ahmet Denizolgun
GÜNDEM

Arif Ahmet Denizolgun'un mezarı yeniden açıldı! Kritik inceleme tamamlandı

Ancak savcılık, bu anlatımın olay yerindeki diğer delillerle uyuşmadığı kanaatine vardı.

İddianameye göre Demirkol, olayın ardından polise kendisini Denizolgun'un özel doktoru olarak tanıttı ve ölümün şüpheli olduğunu bildirdi. Buna karşın savcılıkta özel doktor olmadığını ve ölümü şüpheli değerlendirmediğini söyledi.

Yalan tanıklık, kayıp telefon ve yok edilen kayıtlar... İşte eski Bakan Denizolgunun ölümüne ilişkin iddianamenin detayları
Başlık ResmiYalan tanıklık, kayıp telefon ve yok edilen kayıtlar... İşte eski Bakan Denizolgunun ölümüne ilişkin iddianamenin detayları

Demirkol'un "polisleri kimin aradığını bilmiyorum" şeklindeki beyanının da 155 ihbar kaydı ve olay yerine giden polis memurunun ifadesiyle çeliştiği belirtildi.

"YÜZÜNDE KAN YOKTU" DEDİ, TUTANAKLAR AKSİNİ GÖSTERDİ

İddianamede doktorun Denizolgun'un yüzünde kan görmediği yönündeki ifadesine de yer verildi. Ancak ölü muayene tutanağında Denizolgun'un ağzından kan geldiği, bilirkişi doktorun ise yüz bölgesinin kanlı olduğunu belirttiği aktarıldı.

Savcılık ayrıca Demirkol'un olay günü Kısıklı'daki evinde bulunduğu yönündeki ifadesinin de HTS kayıtlarıyla desteklenmediğini belirtti. Kısıklı'da baz kaydı bulunmayan Demirkol'un, çiftliğe gittikten sonra hastaneyle art arda telefon görüşmeleri yaptığı tespit edildi.

Olay yerindeki kişiler konusunda da dikkat çeken bir çelişki ortaya çıktı. Demirkol, çiftlikte yalnızca Murat B. ve yabancı uyruklu bir kişinin bulunduğunu söylerken, olay yeri inceleme raporu, HTS kayıtları ve tanık anlatımlarına göre Hilmi Tuna Kuriş ile Alihan Kuriş'in de olay yerinde olduğu belirtildi.

Savcılık, Demirkol'un bu kişilerin varlığından haberdar olmadığını söylemesini de hayatın olağan akışına aykırı buldu.

Yalan tanıklık, kayıp telefon ve yok edilen kayıtlar... İşte eski Bakan Denizolgunun ölümüne ilişkin iddianamenin detayları
Başlık ResmiYalan tanıklık, kayıp telefon ve yok edilen kayıtlar... İşte eski Bakan Denizolgunun ölümüne ilişkin iddianamenin detayları

ADLİ TIP'TAKİ OTOPSİ KAYDININ VİDEOSU YOK

Soruşturmanın bir diğer dikkat çeken başlığı ise Adli Tıp Kurumu'ndaki otopsi kayıtları oldu.

Başsavcılık, 24 Şubat 2026'da Denizolgun'un otopsisine ilişkin görüntü kayıtlarının bulunup bulunmadığını sordu. Adli Tıp Kurumu, 12 Mart'taki yazısında otopsiye ait fotoğrafların bulunduğunu bildirdi.

Bunun üzerine başsavcılık, 1 Haziran'da fotoğraf ve video kayıtlarının tamamını istedi. Kurum ise 5 Haziran'da yalnızca fotoğrafları CD içerisinde gönderdi.

14 Temmuz'da hazırlanan yazışmada, CD'de 145 fotoğraf bulunduğu ancak otopsiye ilişkin video kaydının olmadığı belirtildi.

Soruşturma kapsamında Adli Tıp Kurumu Morg İhtisas Dairesi Başkan Vekili İsmail Ç., zabıt katibi Çağdaş K. ve fotoğrafhane görevlisi Samet Ç.'nin ifadeleri alındı. Üç isim hakkında idari soruşturma yürütüldüğü ve kınama cezası verildiği de dosyaya girdi.

DENİZOLGUN'UN TELEFONU DA DOSYADA YOK

İddianamede, Denizolgun'un ölümünden sonra eşyalarının kız kardeşi Ayşe Gülderen Denizolgun Kuriş'e teslim edildiği belirtildi. Ancak soruşturma sırasında eski Bakan'a ait telefonun bulunamadığı ortaya çıktı.

Kız kardeşinin avukatı Abdurrahim Ç., eşyaları çuval içerisinde teslim aldığını ve Hilmi Tuna Kuriş'in yönlendirmesiyle Kısıklı'daki eve götürdüğünü anlattı.

Yalan tanıklık, kayıp telefon ve yok edilen kayıtlar... İşte eski Bakan Denizolgunun ölümüne ilişkin iddianamenin detayları
Başlık ResmiYalan tanıklık, kayıp telefon ve yok edilen kayıtlar... İşte eski Bakan Denizolgunun ölümüne ilişkin iddianamenin detayları

Yapılan aramalarda Denizolgun'un telefonuna ulaşılamadı. Telefonun IMEI bilgileri ve fotoğrafları da emniyet birimlerine gönderildi. İddianamede, Hilmi Tuna Kuriş'in telefonu kendisinin aldığını kabul ettiği aktarıldı.

Savcılık, telefonun içindeki mesaj, fotoğraf ve notların ölümün aydınlatılması açısından önemli deliller olabileceğine dikkat çekti. İddianamede, telefonun şüpheliler tarafından teslim alınmasına rağmen daha sonra yok edildiği değerlendirmesine yer verildi.

İSTENEN CEZALAR BELLİ OLDU

Hazırlanan iddianamede, sanık Nurettin Demirkol hakkında ‘kasten öldürme' suçundan yürütülen soruşturmada yemin verdirilerek alınan beyanında ‘yalan tanıklık' suçunu işlediğinin sabit olduğu, sanık hakkında kamu davası açılmaya yeterli şüphe olduğu aktarıldı. İddianamede, sanık Demirkol'un ‘yalan tanıklık' suçundan 2 yıldan 4 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılması talep edildi. Adli Tıp Kurumu çalışanları yönünden hazırlanan iddianamede ise, sanıklar Çağdaş K., İsmail Ç. ile Samet Ç. hakkında ‘resmi belgede sahtecilik' suçundan ayrı ayrı 3'er yıldan 8'er yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılmaları talep edildi.

ÖNERİLEN HABERLER
Kars’ta yeni doğan bebeğin ölümünde anne ile anneanne birbirini suçladı
GÜNDEM

Kars’ta yeni doğan bebeğin ölümünde anne ile anneanne birbirini suçladı

DENİZOLGUN'UN KIZ KARDEŞİ HAKKINDA DA HAPİS TALEBİ

İddianamede, hayatını kaybeden Arif Ahmet Denizolgun'un kız kardeşi Ayşe Gülderen Denizolgun Kuriş ile eşi Hilmi Tuna Kuriş hakkında ise ‘suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme' suçundan 6'şar aydan 5'er yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılmaları talep edildi.

Hazırlanan iddianame, Bakırköy Asliye Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi. Sanıkların yargılanmasına önümüzdeki günlerde başlanması bekleniyor.

Whatsapp İkon Facebook İkon
Paylaş
Paylaş
Yayın Tarihi |
Haberle İlgili Daha Fazlası
Gündem
Bizi Takip Edin Bizi Takip Edin
SONRAKİ HABER

Haber Asistanı

Son 30 günün haberleri
📰

Türkiye Gazetesi Haber Asistanına Hoş Geldiniz!

Son 30 güne ait haberleri, spor gelişmelerini veya yazar yazılarını sorgulayabilirsiniz.