Kayseri velilerinden "Göncüzade Kasım Efendi", bir günkü sohbetinde; - Kardeşlerim, biz hepimiz "Ahiret yolcusu"yuz, buyurdu. Aynen bir vasıtaya binen yolcular gibi. Kimileri binerken, kimileri de iniyor. Nitekim şu anda niceleri doğarken, nice insanlar da göçüyor bu dünyadan. Ve sordu onlara: - Yolcu olan bir kişi, ha saltanatla yaşamış, ha üzüntüyle, fark eder mi? - Etmez, dediler. - Neden? Çünkü yolcudur. Bir gün sona erecek. Saltanat, kalıcı olana layıktır. Bu dünyada hiçbir şey kalmıyor ki. Her şey yok oluyor. Siz, kalıcı olana talip olun.
Hepimiz öleceğiz Ve ilave etti: - Anne karnındaki çocuk, doğmak için, dünyaya gelen de, ölmek içindir.
*** Bir gün de; - Kardeşlerim, bugün ne işlersek, yarın hepsinin hesabını vereceğiz, buyurdu. Ahirette günahlarımız önümüze konulduğunda, rezil rüsvay oluruz mazallah.
-Ne tavsiye edersiniz? dediler. -Çok istiğfar edelim, buyurdu. Allahü teâlâ tövbeleri kabul eder. Ama bazı şartları var.
- Onlar nedir efendim? - Önce pişmanlık. Yani o günahı bir daha yapmamaya söz vermek.
- Başka hocam? - Bir de din kardeşini çok sevmek. Müslümana karşı kin ve nefret besleyen insanlar, bahtsız insanlardır.
Mümin, Allahın
dostudur
Şöyle izah etti: - Çünkü cenab-ı Hak; "Kelime-i şehadet getiren kullar benim dostumdur" buyuruyor. Bırakın Müslümanları, kâfirleri bile incitmeye mezun değiliz. Kimseyi gıybet etmeye, kötülemeye, su-i zan etmeye hakkımız yoktur.
Ve ekledi: - Kötülenecek biri varsa, o da biziz. - Biz miyiz?
- Evet biziz, yani kendimiz. Birini kötüleyeceksek, kendimizi kötüleyelim.
Şöyle bitirdi: - Kendi kusurunu görebilen insan, başkası ile uğraşmaya vakit bulamaz.
> E-mail: abdullatif.uyan@tg.com.tr Tel: (0 212) 454 38 10 www.siirlerlemenkibeler.com

