Kaydet
a- | +A

Resul Aleyhisselamın altmış üç yaşının son günleriydi. Ayağa kalktı.

Minbere çıktı.

Ve seslendi:

"Ali bin Ebi Talip nerededir?" Hazret-i Ali:

"Buradayım yâ Resulallah!" dedi.

Resûl-i Ekrem:

"Bana yakın gel" buyurdu.

O da minbere çıktı. Efendimiz onun yüzünü mübarek göğsüne bastırdı. İki gözünün arasından öptü. O kadar ağladı ki mübarek gözlerinin yaşı Hazret-i Ali'nin üzerine aktı.

Sonra elini tutup:

"Ey Müslümanlar! Bu, Ali bin Ebi Talip'tir. Bütün Muhacir ve Ensar'ın büyüğüdür. Benim kardeşimdir. Amcam oğludur ve damadımdır. Teni tenimden, kanı kanımdan, tüyü tüyümdendir. Allahü teâlânın aslanı ve kılıcıdır" buyurdu.

Devam edip:

"Allahü teâlânın ve bütün lanet edenlerin laneti, Ali'ye düşmanlık edenlerin üzerine olsun. Allahü teâlâ, ona düşmanlık edenlerden uzaktır. Ben de uzağım. Bu sözlerimi, burada bulunmayanlara ulaştırınız" buyurdu.

Son olarak:

"Ey Müslümanlar! İbadet etmekten yay kirişi gibi incelseniz, dizleriniz kuruyuncaya kadar namaz kılsanız, ama Ehl-i beytimden ve Eshabımdan birine düşmanlık etseniz, cehennem melekleri, sizi cehenneme atarlar" buyurdu. ("Menâkıb-ı çihâr yâr-i güzîn" kitabından alınmıştır.)