Kaydet
a- | +A

Hazret-i Ömer "radıyallahü anh" halîfe olunca, Eshâb-ı kirâm maaş tâyin ettiler. "Bu ücret fazla!" dedi kabul etmedi. Yarısında anlaştılar. Daha sonra arttırmak istedilerse de, bunu ona söylemek yürek isterdi. İki sahâbî bunu göze alıp giderken hazret-i Osmân onları gördü.

Ve durup sordu:

"Böyle nereye?"

"Halîfeye gidiyoruz, maaşını arttıralım diye teklîf edeceğiz".

"Bence gitmeyin!"

"Niçin gitmiyelim?"

Çünkü kabul etmez. Üstelik de sinirlenip size kızar. Ama kızı Hafsa'ya söylerseniz belki Onu kırmaz" buyurdu.

Onlar o zaman;

"Peki" dediler.

Ve doğruca hazret-i Hafsa'ya gittiler. Durumu anlatıp; "Bizim gönderdiğimizi söyleme" dediler. Hazret-i Hafsa babasına gidip arz etti meseleyi. Ama korkulan oldu.

Hem kabul etmedi.

Hem de celâllendi.

Ve hazret-i Hafsa'ya dönüp; "Kızım seni bana kim gönderdi?" diye gürledi.

Hazret-i Hafsa sesi titreyerek;

"Söyleyemem babacığım, söz verdim" dedi.

"Peki Allah için söyle kızım. O Serverin kaç tâne elbisesi vardı?"

"Sâdece iki kat."

"Yemeği neydi?"

"Arpa ekmeği."

"Yaygısı neydi?"

"Kaba kumaştan bir yaygımız vardı. Kışın yorganımızdı, yazın minderimiz."

Hazret-i Ömer o vakit kızına;

"Ey kızım, Resûlullahın yaşayışı böyle iken, başka türlü yaşamak Ömer'e yakışır mı? Git söyle onlara. Bir daha böyle şeyler için seni bana göndermesinler!" buyurdu.

www.gonulsultanlari.com Tel: (0 212) 454 38 10 www.siirlerlemenkibeler.com