Kaydet
a- | +A

Hazret-i Muaviye'nin "radıyallahü anh" ölümü yaklaşmış, artık "son nefeslerini" alıp veriyordu.

Bütün ailesi baş ucundaydı.

Onu dinliyorlardı.

Onlara hitaben;

"Ben öldükten sonra cömertlik ve ihsan da kalmaz. Çok kimselerin gelirleri kesilir, isteyenler 'eli boş' döner" dedi.

Ardından;

"Keşke 'Zi Tuva' denilen köyde bir Kureyşli olsaydım da emirlik yapmasaydım" dedi.

Üzüldüğünü bildirdi!

60 yılında vefat etti...

Kabr-i şerifi, Şam'dadır.

? ? ?

Hazret-i Muaviye, uzun boylu, beyaz tenli ve heybetliydi!

Güzel konuşur, idareli davranırdı. Çalışkan, gayretli ve azimliydi. Arabistan'da şöhret yapmış dört Sahabiden birisidir.

Sanki her bakımdan "devlet başkanı" olmak için yaratılmıştı.

Hazret-i Ömer onu severdi.

Ve takdir ederdi.

Ona her bakışta;

"Bu, ne güzel bir Arap Sultanıdır" derdi.

Cins atlara biner, kıymetli elbiseler giyer, saltanat sürmekten zevk alırdı. Fakat Resulullah'ın sohbeti bereketiyle İslâmiyet'ten hiç ayrılmazdı.

Takva ehli bir zattı.

Hazret-i Ali der ki:

"Muaviye'nin hâkimliğini kötülemeyiniz. O giderse başların koptuğunu görürsünüz."

ÖNE ÇIKANLAR