Kaydet
a- | +A

Sehl bin Abdullah Tüsterî hazretlerine annesinden çok mal kalmıştı.

Tamamını fakirlere dağıttı.

Kimde ne alacağı varsa, onlara bağışlayıp hakkını helâl etti. Sonra Kâbe'yi tavaf için yollara düştü.

Kendi kendine;

"Ey nefsim! Dünya ile işin kalmadı. Sana, bundan sonra âhiret lâzım. Sakın dünyalık bir şey isteme benden. İstesen de vermeyeceğim" dedi.

Sonra Kûfe'ye vardı.

O gün balık ekmek istedi canı.

Ama yapmadı nefsinin bu arzusunu. Az ileride bir un değirmeni ve etrafında dönen bir dolap beygirini gördü.

Hemen değirmenciye yanaşıp;

"Amca, şu dönen beygir için ne ücret ödüyorsun?" dedi.

"İki dirhem" deyince;

"Ben bu işi bir dirheme yaparım" dedi.?Adam;

"Peki yap" deyince, geçti atın yerine.

Akşama kadar, su çekti değirmene.

Akşamleyin bir dirhem ücretini alınca, nefsinin istediği balık ekmekten aldı ve;

"Bak ey nefsim! İstediğin oldu. Sen de Hak teâlâ'ya ibâdet yapacaksın. Sakın benden günah bir şey isteme, zîrâ kavuşamazsın!" dedi.

HAKLISIN!

Bu zât, bir gün sevdiği birine;

"Cennette büyük bir köşke sâhip olmak ister misin?" diye sordu.

Adamcağız;

"Tabii, çok isterim" deyince;

Buyurdu ki:

"Öyleyse haklı olduğun halde haksızlığı kabul et ve din kardeşine; "Sen haklısın!" de. Çünkü Peygamberimiz aleyhisselâm, böyle diyen kimseye Cennette köşk verileceğini haber veriyor, "Kefili de benim" buyuruyor.

> www.gonulsultanlari.com Tel: (0 212) 454 38 10 www.siirlerlemenkibeler.com