Kaydet
a- | +A

Habbab bin Eret (radıyallahü anh) imân edince; sahibesi müşrik Ümmü Enmar ve diğer müşrikler deliye dönüp hemen işkenceye başladılar .

Türlü eziyetler yaptılar.

Dövdüler, tekmelediler.

Bir gün de bir meydana yığdıkları odunları ateşlediler.

Sonra onu tuttular.

Ve o ateşe attılar.

Hâlbuki "ateş" de Allah'ın emrindeydi.

Hazret-i İbrahim'i yakmış mıydı?

Yakmamıştı...

Hazret-i Ammar'ı da yakmadı.

Korkunç ateş söndü birden!

Yorumları hazırdı:

"Sihir!.."

Böyle dediler.

Ve işkenceye devam ettiler.

Fakat "eden bulur" demişler ya.

Zalim Ümmü Enmar'ın başına "şiddetli bir ağrı" saplandı bir gün! Öyle ki; hekim ilâç kâr etmiyordu.

Yerleri tırmalıyordu.

Bir gün müşrikler;

"Başını ateşle dağlatırsan o şiddetli ağrı geçer" dediler.

Zalim kadın, Habbab'ı çağırdı ve "Şu seni dağladığım demir çubuğu ateşte iyice kızdır da getir!" dedi

Habbab sordu:

"Ne olacak?"

"Başımı dağlayacaksın!" dedi.

Hazret-i Habbab;

"Peki olur" dedi.

Ve başladı işe.

Mübarek sahabinin işi buydu artık!..

ÖNE ÇIKANLAR