Kaydet
a- | +A

Bağdat'ta Mevlâna Halid hazretleri; bir talebesini, irşat için Anadolu'ya göndermiştir.

O zat da Bağdat'tan çıkar.

Doğruca Erzincan'a gelir.

Ve Terzi Baba ile görüşüp;

"Sana bir teklifim var. Dediğimi yaparsan çok 'menfaatlere' kavuşursun. Yapacağın iş, sadece 'Allah' demek" der.

Terzi Baba ânında reddeder.

Sebebini sorunca da;

"Ben, dünya için Allah demem!" der.

Çünkü "menfaat" kelimesinden, "dünya menfaatini" anlamıştır.

O gelen zat;

"Hayır hayır!.. Allah demekle 'dünya sevgisinden' kurtulup 'Allah sevgisine' kavuşacaksın" der.

Terzi Baba;

"O zaman tamam" der.

Ve onun irşadiyle açılır kalp gözü.

Büyük devlete erer.

? ? ?

Bu zat bir gün sohbetinde;

"Bir farz namazı özrü yokken kazaya bırakmak büyük günahtır. Bu büyük günah, her namaz kılacak kadar 'boş vakitler' geçince bir misli artar" buyurdu.

Dinleyenler sordu:

"Hikmeti nedir efendim?"

Büyük veli cevaben;

"Çünkü o namazı boş zamanlarında hemen kaza etmek de farzdır. Hesaba ve sayıya sığmayan bu müthiş günahtan ve azabından kurtulmak için kazaya kalan bu namazları bir an önce kılıp bitirmelidir" buyurdu.