Ebû Bekr bin Hüvârâ hazretleri zamânında bir gün, çok kuvvetli bir zelzele olmuştu o diyârda.
Herkes şaşırmıştı?!.
Hazret-i İbni Hüvârâ;
“Ey zelzele, sâkin ol!” diye nidâ etti, seslendi.
Zelzele dile gelip;
“Ey ibni Hüvârâ!.. Ben de sana itâatle emrolundum” diye cevap verdi.
Bu sesi orada olanların hepsi İşittiler.
Zelzele durdu o anda.
● ● ●
Bir gün de bu zâtın huzûruna biri geldi.
Gördüğü manzara karşısında irkildi!
Zîrâ koca bir arslan duruyordu yanında.
Ve sanki bu zâta bir derdini arz ediyor, o da bir şeyler söylüyordu koca arslana.
Ve arslan geri geri gitti.
Edeple, terk etti o yeri.
O kimse yaklaşıp;
“Efendim, o hayvanla ne konuştunuz?” diye sordu.
Büyük velî;
“Hayvancağız üç gündür bir şey yememiş. Onu Hamâmiye köyüne gönderdim ve ‘Senin rızkın, Hamâmiye köyünde bulunan bir inektir, git onu ye!’ dedim” buyurdu.
O kimse merak edip o köye gitti.
Ve gerçekten o gün bir arslanın bir ineği yediğini söylediler kendisine.

