Tebe-i tâbiînden Abdullah bin Mübârek hazretlerinin pek dışarı çıkmayıp, devamlı evinde hadîs-i şerîflerle meşgûl olduğunu gören dostları; "Efendim, yalnızlıktan rahatsız olmuyor musunuz?" dediler. "Ben yalnız değilim ki. Gece gündüz Peygamber Efendimizle ve Eshâbı kirâmla berâber olan, hiç yalnız olur mu?" buyurdu. KİM VAR? Bu mübârek zat, Abbâsîler devrinde Bizanslılarla yapılan bir harbe katılmıştı. İslâm ordusunda askerler hilâl şeklinde oturmuş, ortalarında ince yapılı, nûrânî bir zat bir şeyler anlatıyordu. Ertesi sabah iki ordu karşılaştı. Bizans ordusundan iri yapılı, çelik zırhlara bürünmüş biri, kılıç sallayarak çıktı ortaya. Ve Müslümanlara karşı; "Kendine güvenen varsa çıksın karşıma!" diye bağırdı. İslâm ordusundan bir er çıktı. Fakat şehîd düştü. İkinci bir yiğit çıktı. O da şehîd oldu. Sonra birkaç er daha şehîd olunca, Rum ordusunda sevinç çığlıkları yükselmeye başladı. İşte tam bu sırada Müslüman saflarından heybetli bir babayiğit çıkıp, o Rum askerinin karşısına dikildi. Ve çevik bir hareketle kılıcını kaldırıp şiddetle boynuna çaldı. Rum'un başı yerde yuvarlanırken Müslüman saflarında tekbîr sadâları yükseldi. Rumlar şaşkına döndüler. Derken ikinci Rum çıktı. O da aynı âkıbete uğradı. Birkaç Rum askerini daha öldürüp yerine dönünce, bu kahramanın Abdullah bin Mübârek hazretleri olduğunu gördüler. www.gonulsultanlari.com Tel: (0 212) 454 38 10 www.siirlerlemenkibeler.com