Kaydet
a- | +A

Mevlâna hazretleri bir gün dergâhında sohbet etmektedir ki içeri "üç kişi" girer.

Üçü de yeşil cübbe giymiş, nurani kimselerdir.

Hazret-i Mevlâna'nın karşısında edeple otururlar.

Alçak sesle bir şey sorarlar.

Hazret-i Mevlâna;

"Uygundur" der.

Bu cevabı alırlar.

Veda edip ayrılırlar.

Oğlu Sultan Veled, merakla sorar:

"O gidenler kimlerdi babacığım?"

Buyurur ki:

"Onlar 'rical-i gaybden'di evlâdım... Halk arasında bunlara 'kırklar' denir."

"Size ne sordular?"

"Kırklardan biri vefat etmiş, benden, bizim Saka'yı istediler. Ben de 'uygundur' dedim" buyurur.

? ? ?

Bu zat bir sohbetinde;

"İyi Müslüman; önce dinini öğrenir, doğru anlar, öğrendiğiyle amel eder, bunları başkalarına da öğretmeye çalışır ve kimseyi incitmez" buyurdu.

Dinleyenler;

"Hiç namaz ve oruçtan bahsetmediniz" dediler.

Cevabında;

"Namaz ve oruç; kulluk vazifemizdir, elbette yapacağız. Ama şunu bilin ki; Müslümanlık; sadece namaz ve oruçtan ibaret değildir. Bunları yaptıktan sonra mühim olan, kimseyi incitmemektir" buyurdu.

ÖNE ÇIKANLAR