Kaydet
a- | +A

Ömer bin Hattab (radıyallahü anh) buyurur ki: "Bir gün Ebu Bekr-i Sıddık'ı gördüm. Dilini parmağıyla tutup ovardı.

Hayret ettim.

Ve sordum ki:

'Yâ halife-i Resûlillah! Öyle ne yapıyorsun?'

Bana bakıp:

'Yâ Ömer! Bu, beni çok zararlara uğratmıştır' dedi.

Maksadını anladım.

Ağzına taş koyardı.

Taş yedi dirhemdi.

Yedi sene ağzında tuttu. Bir söz diyeceği zaman düşünür, hayırlıysa taşı çıkarıp o sözü söyler, değilse söylemezdi."

? ? ?

Yine Hazret-i Ömer (radıyallahü anh) halifeyken bazı Eshapla birlikte Şam'a gidiyorlar ve deveye kölesi Mugire ile nöbetleşe biniyorlardı.

Derken yolculuk bitti.

Şam'a yaklaşıldı.

Ancak o an deveye binme sırası Hazret-i Mugire'ye gelmişti.

Halife deveden indi.

Mugire'yi bindirdi.

Eshap bunu görüp:

"Ey Halife! Deveye siz binseniz. Zira Şamlılar kölenizi devede görürlerse Mugire'yi halife zannederler" dediler.

Hazret-i Ömer dinledi.

Bu teklifi kabul etmedi.

Hatta üzüldü.

Ve onlara dönüp:

"Kalplerimiz iman nuruyla aydınlandı ve Resulullah'a Eshap olmakla şereflendik. Bu büyük nimete kavuşmuşken deveye binmemizin ne kıymeti vardır?" buyurdu. 

ÖNE ÇIKANLAR