Kaydet
a- | +A

Eşrefzade Rumi hazretleri bir gün şunu anlattı talebesine:

"Evliyadan biri vefat etmiş.

Melekler sual için kabre gelmişler.

Şu konuşmalar geçmiş aralarında.

Mübarek zat sormuş:

'Ey melekler! Siz şimdi beni suale mi çekeceksiniz?'

'Evet.'

'Ama Peygamber Efendimizin bir hadîs-i şerifi var.'

'Nedir o?'

'Saçını, sakalını İslâm'da ağartan bir kimseye sual sormaktan, Allahü teâlâ hayâ eder, buyuruyor. Buna ne dersiniz?'

Melekler tasdik edip;

'Evet doğru' demişler.

Buyurmuş ki;

'Öyleyse beni nasıl suale çekersiniz?'

Melekler;

'Tamam, gidiyoruz' demişler.

Ve geri gitmişler..."

? ? ?

Bu zat bir gün de sohbetinde;

"Kardeşlerim! Zekât vermek farz olduğu için bir altın lira zekât vermek, dağlar ağırlığında altınları sadaka vermekten daha iyidir. Hadîs-i şerifte; 'Bir insanın mâlâyânî ile vakit geçirmesi, Hakk teâlânın, onu sevmediğinin alâmetidir' buyuruldu" diye nakletti.

Dinleyenler;

"Mâlâyânî nedir efendim?" diye sorduklarında;

"Mâlâyânî, faydasız iş demektir. Bir farzı yapmayıp, bunun yerine nafile ibâdet yapmak, mâlâyânî ile vakit geçirmek olur" buyurdu.

ÖNE ÇIKANLAR