Kaydet
a- | +A

Evliyânın büyüklerinden Behâeddîn-i Buhârî hazretlerinin talebesi olan Alâeddîn-i Attâr hazretleri anlatıyor:

Hocam ölüm döşeğindeydi.

Çok üzülüyorduk.

Son günleriydi.

Huzûruna girdim.

Bana dönüp;

“Alâeddîn! Benim için bir mezar kazıp hazır edin!" buyurdu.

“Başüstüne efendim” dedim.

Ve çıkıp îfa ettim bu emrini.

Sonra huzurlarına gelip;

“Kabir yeri hazır efendim” diye arz ettim.

O ara hastalığı fazlalaştı.

Vefât edeceğini anladık.

Birimiz sesli olarak Yâsîn-i şerîf okumaya başladı.

Dikkat ettim.

O da tekrar ediyordu.

Bir ara ellerini açtı.

Uzun uzun duâlar etti.

Yâsin-i şerîfin yarısına gelinmiştı ki, bâzı nurlar belirdi odada.

Ellerini yüzüne sürdü.

“Kelime-i tevhîd”i söyledi.

Ve rûhunu teslim etti...

● ● ●

Bu büyük zât, bir gün, sevdiği talebelerine;

“Âhirette Cennete girip sonsuz saâdete kavuşmak için, îmânla gitmek lâzımdır. Ama bu, o kadar kolay değil” buyurdu.

Sordular.

“Neden efendim?”

Cevâbında;

“Çünkü bu dünyâda pervâsızca günâh işlenir ve Allahü teâlânın emir ve yasaklarına hiç ehemmiyet verilmezse, son nefeste îmânla ölmek güç olur, hattâ imkânsız olur” buyurdu.

ÖNE ÇIKANLAR