Kaydet
a- | +A

Fudayl bin İyâd hazretleri, gençliğinde işlediği bütün günahlarına tövbe ettikten sonra Beytullaha gitmeyi arzu etti. Hanımına seslendi.

Yanına geldiğinde;

"Ben Kâbe'ye gidiyorum. İster aramızdaki nikâh bağını çözelim, serbest ol, istersen benimle sen de gel" dedi.

Hanım tereddütsüz;

"Geliyorum" dedi.

Ve gerekli hazırlığı yapıp yola çıktılar. Hazret-i Fudayl, hacdan sonra İmâm-ı a'zam hazretleriyle görüştü.

Derslerine katıldı.

Çok şey öğrendi.

Ve az zamanda yetişip âlim ve velî oldu.

AFFIN SONSUZDUR

Bir gün Arafat Meydanında toplanan kalabalık halka baktı, o anda herkes Hak teâlâdan af ve mağfiret diliyorlardı.

O bu hâli gördü.

Kendi kendine;

"Yâ Rabbî, senin affın sonsuz, merhametin nihâyetsizdir. Bu kulların hepsini de affedebilirsin" dedi.

Ve çok duâ etti.

O an can kulağına;

"Ey Fudayl! Senin bu hüsnü zannın hürmetine, bu hüccâcın hepsini affettim!" diye bir ses geldi.

ALIN YAZISI

Bir gün bu zâta; "İnsan alın yazısını bilebilir mi efendim?" diye sordular.

Onlara cevâben;

"Bilebilir" buyurdu.

"Nasıl bilir?" dediler.

"Gönlünde ne yatıyorsa, alın yazısı odur. Mesela bir ırmağın akış yönünden, hangi noktada denize döküleceği anlaşılır mı?"

"Evet" dediler.

O zaman;

"İşte insanın alın yazısı da, 'yaptığı işlerden' anlaşılır" buyurdu.

> www.gonulsultanlari.com Tel: (0 212) 454 38 10 www.siirlerlemenkibeler.com