Kaydet
a- | +A

Hasan-ı Basrî hazretleri dergâhta otururken bir kadın gelip; "Efendim, bir kızım vardı, öldü. Bana bir duâ öğretin de onu rüyâda göreyim" dedi.

Mübâret zat;

"Peki" dedi.

Bir duâ öğretti.

Kadın teşekkür edip ayrıldı. Ertesi gün gözleri kan çanağı olmuş halde tekrar gelip, Hasan-ı Basrî hazretlerinin "rahmetullahi aleyh" huzuruna girdi.

Ama ağlıyordu.

Büyük zât sordu:

"Niçin ağlıyorsun?"

Cevâbında; "Kızımı rüyâda gördüm. Üzerine katrandan bir elbise giydirmişler, cayır cayır yanıyordu" dedi.

Büyük zât ağladı.

Yanındakiler de.

Bir müddet geçti. Bir gece Hasan-ı Basrî hazretleri, rüyâsında vefât edip Cennet'e girdi. Cennet'te gezerken muhteşem bir köşk gördü.

Bir de kadın.

Kadına yaklaştı.

Ve kendisine;

"Sen hangi peygamberin hanımısın?" diye sordu. Kadın; "Ben peygamber hanımı değilim. Geçen gün size gelip, ölmüş kızını rüyâda görmek isteyen kadının kızıyım" dedi.

Mübârek şaşırdı.

Ve o kızcağıza;

"Kızım, annen senin Cehennemde yandığını söylemişti. Bu makâma nasıl geldin?" deyince, şöyle anlattı: Biz azâb görüyorduk. Bir mü'min gelip, İhlâs, Felak ve Nâs sûrelerini okudu.

Bize bağışladı.

Azabımız durdu.

Çünkü Hak teâlâ;

"Ey melekler! Azâb görenlerin hepsini affettim. Onları Cennete iletin ve kendilerine birer makam verin" buyurdu. Bana da bu makam verildi.

> www.gonulsultanlari.com Tel: (0 212) 454 38 10 www.siirlerlemenkibeler.com

ÖNE ÇIKANLAR