Kaydet
a- | +A

İmran bin Husayn (radıyallahü anh) anlatır:

"Resulullah Efendimiz düşman askerleriyle karşılaştığı zaman en önce vuran O olurdu...

Merhametten ayrılmamakla beraber harp meydanlarında insanların en şiddetlisiydi.

Huneyn Savaşı'ydı...

Müşrikler sardılar.

O, atından inip 'Ben peygamberim. Ben Abdülmuttalib'in torunu ve Abdullah'ın oğlu Muhammed'im!' buyurarak düşmana saldırdı!

O gün Ondan daha cesur ve daha metin kimse yoktu."

? ? ?

Yine o anlatır:

"Bir gün Resulullah Efendimiz Eshab-ı kirama, mahlûkatın yaratılışını ve kıyametin kopmasını anlatıyordu...

Bir kimse gelip;

'Yâ İmran! Bindiğin deve, yularını sıyırıp kaçtı' dedi.

Bu habere üzüldüm!

Hemen çıkıp baktım.

Ama pişman oldum.

'Keşke deveyi bıraksaydım da Resulullah'ın mübarek sözlerini dinlemek fırsatını kaçırmasaydım' dedim."

? ? ?

Bu zat bir sohbetinde;

"Bu dünya, çalışmak yeridir. Ücret alınacak yer, ahirettir. Öyleyse sâlih amelleri yapmaya uğraşınız!" buyurdu.

Dinleyenler;

"O sâlih ameller nelerdir" dediler.

"Beş vakit namaz kılmaktır. Namaz, bu dinin direği, müminin mîrâcıdır. O hâlde onu iyi kılmaya gayret edelim" buyurdu.

ÖNE ÇIKANLAR