Kaydet
a- | +A

Fudayl bin İyâd hazretleri, Hârun Reşîd zamanında yaşamış büyük bir velîdir. Halîfe Hârun Reşîd, bir gece vezîrini yanına çağırdı;

Ve kendisine;

"Beni gönül ehli birine götür. Zîrâ kalbim, bu şâşaalı hayattan sıkıldı. Bir Allah adamı görelim de kalbimiz ferahlasın" dedi.

Vezîr cevâben;

"Başüstüne" dedi.

Ve o zamanın evliyâsından Süfyân bin Uyeyne hazretlerine götürdü Halîfeyi.

Kapısını çaldı.

Ve dışarıdan;

"Ey Süfyân! Sultân kapına geldi, seninle görüşmek istiyor" diye seslendi.

Kapı hemen açıldı.

Hazret-i Süfyân çıktı.

Karşısında Sultânı görünce; "Aman sultânım, niçin habersiz geldiniz. Bilseydik, zât-ı âlînizi yormaz, biz gelirdik" dedi.

Sultan bunu duydu.

Vezîrinin kulağına; "Aradığım bu zat değil" diye fısıldayınca, oradan ayrılıp, Fudayl bin İyâd hazretlerine gittiler. Bu zât o esnâda Kur'ânı kerîm okuyordu.

Sesi duyuluyordu.

Bir âyet-i kerîmede;

"Günahkârlar, kendilerini ehl-i takvâ ile bir tutacağımı mı zannediyorlar?" buyuruluyordu meâlen.

Hârun bunu işitince;

"Bu bize kâfi" dedi ve saraya döndü.

HESAP VAR

Bu zat, sevdiği bir gence; "Senin en kıymetli sermâyen ömründür. Bunu en kıymetli şeyleri yaparak değerlendir" buyurdu.

Delikanlı sordu:

"Ne yapayım efendim?"

"Dînini öğren, öğrendiklerinle amel et, hesap günü gelmeden kendini hesaba çek!" buyurdu.

> www.gonulsultanlari.com Tel: (0 212) 454 38 10 www.siirlerlemenkibeler.com