Kıbrıs velilerinden "İbrahim Sıdkı Efendi", bir gün sohbetinde; - Bir farzın kazâsı özürsüz geciktirilirse, günahı devamlı artar, buyurdu.
- Nasıl? dediler. - Meselâ, "beş vakit namaz" için, bir günde günah beş misli çoğalıyor. Aylarca, senelerce kılınmayan namazların günahlarının ne kadar çok olacağını, buradan anlayın.
- Hesaba sığmaz efendim. - Evet. Bu müthiş ve korkunç günahın altından kurtulabilmek için, her çâreye başvurmak lâzımdır.
- Ne gibi mesela hocam? - Îmanı olan ve aklı başında olan bir Müslüman, gece gündüz kazâ namazı kılmalı, böylece Cehennemdeki namaz kılmamak azâbından kurtulmaya çalışmalıdır.
Ve ilave etti: - Çünkü, özürsüz olarak, tembellikle, üşenerek kılınmayan "bir namaz" için, "yetmişbin sene", Cehennemde azâb çekileceği bildirildi. - Bu, çok korkunç bir şey hocam. - Elbette. Hele senelerce kazâsı olanın, sayısız namaz günahları için Cehennemde ne kadar çok azâb çekeceğini bir düşünün! - Düşünmesi bile zor efendim. - Doğru. Böyle olan bir Müslümanın uykusu kaçar, yemekten içmekten kesilir, dünyası zindân olur.
Sırası geldikçe... Bir gün de bâzı gençler bu zâta gelerek; - Efendim, herhangi bir gayr-i müslim, "Ben Müslüman oldum" derse, buna inanılır mı? diye sordular. - İnanılır. Fakat bu kimsenin "Îmanın altı şartı"nı hemen öğrenmesi ve inanması lâzımdır, buyurdu. Sonra... - Sonra ne hocam? - Sonra farzları ve haramları, sırası geldikçe ve imkân bulunca hemen öğrenmesi ve öğrendiklerine uyması lâzımdır.
- Ya öğrenmezse? - Öğrenmezse, Allahü teâlânın dînine önem vermemiş olur ve kazandığı o îmanı yok olur.
- Yok mu olur? - Evet. Böyle îmanı giden kimseye "mürted" denir.
------ E-mail: abdullatif.uyan@tg.com.tr Tel: (0 212) 454 38 10 www.siirlerlemenkibeler.com

