ABD’de millî güvenlik hariç hemen her konuda ifade özgürlüğü geniştir. Bir iş çıkıp başkana dümdüz küfür bile edebilir! Robert De Niro hemen her gün ABD Başkanı Trump’a ağır küfürler ediyor. Yargı bu tür konularda harekete geçmiyor.
Savaş durumlarında ABD’nin bakışı daha farklı olabiliyor. 11 Eylül dönemine gidelim... ABD hemen Afganistan ve Irak işgaline başlamıştı. Bu durum medyayı da etkiledi. Temmuz 2002'de ABD’li ünlü televizyoncu Phil Donahue, yedi yıllık emekliliğinin ardından MSNBC'de Donahue adlı bir program sunmak üzere televizyona geri döndü. 2003’te MSNBC programı iptal etti. Programın iptalinden kısa bir süre sonra, MSNBC'nin iç yazışmalarından biri basına sızdırıldı ve Donahue'nun Irak'ın yaklaşan ABD işgaline karşı çıktığı ve "savaş zamanında NBC için zor bir kamuoyu figürü olacağı" ve programının "liberal savaş karşıtı gündemin yuvası" olabileceği belirtildi. Donahue, 2007'de o zamanlar büyük bir savunma yüklenicisi olan General Electric'e ait olan MSNBC yönetiminin "her liberal için iki muhafazakâr (konuk) bulundurmamızı" şart koştuğunu ve kendisinin iki liberal olarak sayıldığını söyledi. (Wikipedia)
Yani kibarca Phil Donahue’nun programı iptal edilmişti. Kariyeri de ondan sonra bitti...
WikiLeaks’in kurucusu Julian Assange, Amerika ve İngiltere’ye ait bazı gizli belgeleri yayınladı diye hayatı zindan oldu. Sığındığı Ekvador’un Londra Büyükelçiliğinde 12 metrekare yerde 12 sene yaşadı. Yürüme güçlüğü çekti. Kimse gazetecinin ifade özgürlüğünden bahsetmedi...
Şimdi aynı sıkıntıyı ünlü gazeteci Tucker Carlson yaşıyor. MAGA’cı olan Carlson, Trump’ın seçilmesi için çok uğraştı. Medyadaki Trump destekçisiydi. Sonra savaş dolayısıyla araları bozuldu. Tucker Carlson ABD’nin İran saldırılarına karşı çıkıyor. İsrail’i çok sert eleştiriyor...
Carlson geçen cumartesi gecesi CIA'in "sözde bir suç temelinde" kendisine karşı Adalet Bakanlığı'na "bir tür cezai sevk hazırladığını" söyledi. Eski Fox News sunucusu, dedektiflerin mesajlarını okuduğunu ve sözde soruşturmanın "savaştan önce İran'daki kişilerle konuşmakla" ilgili olduğunu iddia etti.(Independent Türkçe)
“Anlaşılan o ki söz konusu suç, yabancı bir gücün ajanı olarak hareket etmek gibi bir şey, yabancı ajan yasası veya benzeri bir şey" diye de ekledi. Trump'ın, daha iki üç ay önce bu kadar yakın bir gazetecinin şimdi tutuklanacağından dem vurması nasıl bir şey? Akıl alır gibi değil!
Tucker Carlson, geçen ayın sonlarında, saldırıların başlamasından yalnızca saatler sonra ABC News'tan Jonathan Karl'a yaptığı açıklamada, İran'la olan savaş nedeniyle Başkan'ı eleştirmiş ve askerî harekâtı "kesinlikle iğrenç ve şeytani" diye nitelemişti.
Başkan, günler sonra Karl'la yaptığı bir röportajda Carlson'ı sert bir şekilde eleştirdi.
Trump, "Tucker yolunu kaybetti" dedi: "Bunu uzun zaman önce biliyordum ve o MAGA değil. MAGA ülkemizi kurtarıyor. MAGA ülkemizi yeniden harika yapıyor. MAGA, önce Amerika demektir ve Tucker bunların hiçbirini temsil etmiyor. Üstelik Tucker bunu anlayacak kadar zeki de değil.”
Tucker Carlson, "yabancı bir gücün ajanı" olmamak ve "kimseden para almamak" da dâhil birçok nedenden dolayı "gerçek bir ceza davası konusunda çok endişeli olmadığını" söyledi. “Her zaman herkesle konuşmak ve dünyada neler olup bittiğini anlamaya çalışmak benim işim. Tam anlamıyla geçimimi bu şekilde sağlıyorum, bunu yapmayı bırakmayacağım ve bırakmamalıyım diye düşünüyorum" dedi...
Koskoca ABD’de ifade özgürlüğü yerlerde geziyor. Ben Carlson’ın tutuklanacağını sanmıyorum ama el altından “çeneni kapat” türü sert tepkilere maruz kalabilir...

