Kaydet
a- | +A

(Dünden devam)

Hazret-i Fatıma, Peygamberimizin tarifleri üzere güzelce başını bağlayıp örttükten sonra içeri girmeme izin verdiler.

İkimiz içeri girdik.

Ben geri oturdum.

Peygamberimiz "Kızım rahatsızlığın nasıl oldu?" diye hatırlarını sordular.

Hazret-i Fatıma;

"Babacığım, bu gece çok rahatsızdım. Sancıdan sabaha kadar uyuyamadım" diye arz etti.

Bitkin bir hâli vardı...

Sözüne devamla;

"Babacığım! Şimdi öyle bir hâldeyim ki bir lokma ekmek yemeye bile takatim kalmadı. Açlıktan çok bitkinim" dedi.

Efendimiz üzüldüler!

Hatta ağladılar!

Gözlerinden yaş aktı.

Ona sevgiyle bakarak:

"Ey kızım! Hâlinden şikâyet etme. Allahü teâlâya yemin ederim ki ben, yaratıkların en üstünü olduğum hâlde üç gündür mideme bir lokma ekmek girmedi" buyurdu.

Onu teselli etti.

Omuzunu tutarak;

"Müjdeler olsun sana ey kızım, sen cennet kadınlarının efendisisin!" buyurdular.

Hazret-i Fatıma;

"Hazret-i Âsiye ile Hazret-i Meryem için ne buyurursunuz babacığım?" dedi.

Resul aleyhisselâm;

"Âsiye, Meryem ve annen Hatice, kendi kadın âleminin efendisidirler. Sen de kendi kadınlık âleminin efendisisin" buyurdu.

ÖNE ÇIKANLAR