Kaydet
a- | +A

Bir gün Sultân Ahmed Hân, bir vezîrini azleder.

Vazîfeden alır.

Mührü de elinden alıp, yerine bir başkasını tâyin eder.

O mührü bir memuruna verir.

“Bunu yeni vezire götür!” der.

O da “Başüstüne sultânım” der.

Ve mührü alıp yola düşer.

● ● ●

Yeni vezir, Üsküdar yakasında oturmaktadır.

Gidip bir kayığa biner.

Ama mührü denize düşürür elinden!

Üzülerek geri döner...

Ve Pâdişaha durumu arz eder.

Sultân emreder:

“Hüdâyî''ye git, o hâlleder!”

● ● ●

Vazîfeli memur “Başüstüne” der, o zâta gider.

Sultânın dileğini arz eder.

Büyük velî, seccâdenin altına elini sokar.

Mührü çıkarıp avucuna koyar.

Öyle ki keseden sular damlar...

● ● ●

Bu zât, vefat etmeden önce bütün sevdikleriyle helâlleşir.

Vasiyetini yazar.

Şehâdeti söyler.

Ve "Allah!” deyip rûhunu teslim eder.

Türbesi, Üsküdar''da, kendi dergâhındadır.

Ziyâret edenler, çok istifâde ederler...

ÖNE ÇIKANLAR