Kaydet
a- | +A

Ebül Berekât Hakkârî hazretleri “rahmetullahi aleyh”, Hakkâri’de yaşayıp, orada vefât etti.

Bu zâtı sevmeyen bir kimse vardı o devirde.

Aleyhinde konuşurdu.

Dedikodusunu yapardı.

Hiç de utanmazdı.

Bir gün yine böyle konuşuyordu ki, insanlar “Sus!” dediler kendisine.

Adam sinirlendi!

Üstelik de dedi ki:

“Niye susacakmışım?”

Dediler ki:

“Bu aleyhinde konuştuğun zât, çok muhterem bir insandır. Bir (Allah adamı)dır. Onun aleyhinde konuşmak hayır getirmez sana.”

Böyle dediler.

Adamsa hiç aldırmadı.

Devam etti konuşmaya.

İnsanlar tekrar îkaz ettiler;

“Bak yanlış yapıyorsun. Vazgeç bu işten, yoksa bir cezâya çarpılırsın.”

Ama o, aldırmadı yine.

Hattâ alaylı bir tavırla;

“Cezâya mı çarpılırım?” dedi.

Devam etti konuşmaya.

İşte tam o sırada bir eşek arısı gelip girdi ağzına.

Ve şiddetle soktu dilini.

Adamın dili, bir anda şişti.

Ve fecî hâlde canı yandı.

İşte o zaman aklı geldi başına.

Hatâsını anladı.

Pişmân olup tövbe etti.

Dahası, bu velî zâtın sevgisiyle doldu kalbi.

Duramadı artık.

Koştu huzûruna.

Özür dileyip talebesi olmakla şereflendi...

ÖNE ÇIKANLAR